TMMOB Edirne Koordinasyon Kurulu Sekreteri Eren'den "çarpık yapılaşma" uyarısı

- Yüksek Mühendis Yılmaz Eren:- "Özellikle Enez ve Keşan'da deniz kenarındaki yapılaşmalara da dikkat çekmek istiyoruz. Ruhsatlı yapıların dışında bir çok yapının mühendislik hizmeti almadan, denetimden geçmeden yapıldığını ve imar barışından yararlandığını görmekteyiz. Deprem esnasında en fazla etkilenecek bölgelerde bu çarpık yapılaşmanın önüne geçilmelidir"

TMMOB Edirne Koordinasyon Kurulu Sekreteri Eren'den
09 Kasım 2020 Pazartesi 14:34

EDİRNE (AA) - Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Edirne İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Yılmaz Eren, Türkiye'nin deprem ülkesi olduğunu ve deprem gerçeği ile yaşamak zorunda olunduğunun akıllardan çıkarılmaması gerektiğini belirtti.

Yüksek Mühendis Eren, TMMOB il temsilcileriyle Mimarlar Odası Edirne Şubesi'nde düzenlediği basın toplantısında, İzmir depreminin bir kez daha olası depremin ölümcül yüzünü hatırlattığını ifade etti.

Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Eren, "Deprem gerçeği ile yaşamak zorunda olduğumuzu biliyoruz." dedi.

Eren, Edirne'de aktif fay hattı bulunmamasına rağmen Kuzey Anadolu fay hattının Saros kıyılarına 8 kilometre, Marmara Denizi içerisinde beklenen büyük depremin Edirne sınırlarına uzaklığının ise 80 kilometre olduğunun altını çizdi.

-"Büyük deprem 1912'de oldu"

Trakya'da en büyük depremin, Kuzey Anadolu fayında 1912 yılında 7,4 büyüklüğünde Mürefte-Şarköy depremi olarak gerçekleştiğini anımsatan Eren, "Bu felakette, 310 köy ağır derecede hasar görmüş, 313 kilise ve cami, 25 bin civarında ev yıkılmış, 2 bin 832 kişinin ölmesine yol açmıştır. Yaklaşık 100 kilometre yarıçaplı alan içerisinde yer alan tüm kamu binaları yıkılmıştır." dedi.

Eren, Gökçetepe açıklarında 2014 yılında meydana gelen 6,9 büyüklüğündeki depremde Saros sahilindeki köyler ve yazlıklarda maddi hasarlar gözlemlendiğini hatırlattı.

- "Denetimler yapılmalıdır"

Bilim insanlarınca Kuzey Anadolu fay hattının kırılmasından Edirne'nin ciddi şekilde etkileneceğinin öne sürüldüğünü ifade eden Eren, şunları kaydetti:

"İlimizin jeolojik oluşumunda alüvyon ve sıvılaşmaya duyarlı alanların olduğu göz önüne alınarak, yapılaşmalar da zemin dikkate alınarak statik hesapların doğru yapılması, doğru yapı kalitesi, eksiksiz denetim gerekmektedir.

Özellikle Enez ve Keşan'da deniz kenarındaki yapılaşmalara da dikkat çekmek istiyoruz. Ruhsatlı yapıların dışında bir çok yapının mühendislik hizmeti almadan, denetimden geçmeden yapıldığını ve imar barışından yararlandığını görmekteyiz. Deprem esnasında en fazla etkilenecek bölgelerde bu çarpık yapılaşmanın önüne geçilmelidir."

Eren, Saros Körfezi'nde yapılması planlanan FSRU Liman ve Boru Hattı projesinin olası depremde tehlike arz edebileceğini de ileri sürdü.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.