"Sağlıklı bir kış için kış sebzeleri"

Güneşli günler bitti ve sert kışa girdik. Peki, grip ve soğuk algınlığı gibi pek çok hastalığın olduğu bu mevsimde beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz?


Güneşli günler bitti ve sert kışa girdik. Peki, grip ve soğuk algınlığı gibi pek çok hastalığın olduğu bu mevsimde beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz? Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek ve enfeksiyonlara karşı direncimizi artırmanın yolu sağlıklı bir beslenmeden geçiyor. Günlerin kısalıp gecelerin uzadığı, güneşin kendini daha az htirdiği bu ayalarda, D vitamini ihtiyacına dikkat etmemiz gerekir. 

KİLO ARTIŞINA DİKKAT
Güneşli saatlerde 20-25 dakika kadar açık havada güneş enerjisi almak D vitamini ihtiyacımızı karşılamamıza yardım edecektir. Kış mevsimiyle birlikte haftada 2-3 kere balık yemek Omega-3 yağ asitlerini almamıza yardımcı olabilir. Kışın su kaybımız daha az olduğu için susama hissimiz azalır ancak yine de su ihtiyacımızı karşılamalıyız. Kışın favori içecekleri genelde sıcak içeceklerdir. Ancak çay ve kahve gibi kafein içeriği yüksek olan içecekler yerine bitki çaylarını tercih edebiliriz. Kışın gecelerin uzaması ve hareketsizlikle beraber gelecek olan kilo artışları için önlemimizi almalıyız.

KIZARTMALARDAN UZAK DURUN
Azar azar ve sık sık beslenerek hem kan şekerimizi kontrol altında tutabiliriz hem de porsiyon kontrolü yapabiliriz.Yağ içeriği yüksek besinlerden uzak durmak, kızartmalar yerine ızgara veya fırında pişirme yöntemini kullanmak, besinlerden aldığımız enerjiyi kontrol etmemizi sağlar. Unutmayın 1 gram yağ 9 kalori içerir ve besin öğeleri içinde en yüksek enerji içeriğine sahip olan grup yağlardır. Kışın hastalıklardan korunmak için yeterli miktarda A ve C vitamini tüketmek gerekir ki kış sebzeleri ve meyveleri de bu konuda bize oldukça cömert davranmıştır. Narenciye (portakal, mandalina, greyfurt), havuç, kivi, lahanagiller (karnabahar, lahana, brokoli, Brüksel lahanası), yeşil yapraklı sebzeler (maydanoz, ıspanak, tere) A ve C vitamini yönünden zengin besinlerdir. 

SEBZE ÖNEMLİ
Meyve suları yerine meyveleri direkt yemek, C vitamininden daha fazla yararlanmamızı sağlar. Salata ve sebze yemeklerini ana öğünlerimizde mutlaka bulundurmalı, günde 2-3 porsiyon mevsim meyvelerinden tüketmeye özen göstermeliyiz. Sebze yemeklerini pişirirken C vitamini kaybını azaltmak için sebzeleri önce yıkayıp sonra büyük parçalar halinde doğramak, haşlama sularını dökmemek , düdüklü tencerede pişirmek ve taze olarak tüketmek gerekir. Sebze tüketerek günlük posa ihtiyacımızın karşılanmasına yardımcı oluruz. Posanın günlük olarak düzenli tüketimi bağırsak aktivitesinin düzenli olmasını sağlar.

HAŞLAMA SUYUNU DÖKMEYİN
Sebzeler, hücrelerimizin hasara uğramasını engelleyen ve böylece kronik hastalıklara karşı bizi koruyan antioksidan öğeleri yönünden de zengindir.  Sebzelerin bu faydalarından yararlanabilmek için sebzeleri mevsiminde tüketmek önemlidir. Sebzeler satın alındıktan sonra en kısa sürede tüketilmeli ve saklanırken de serin yerde saklanmalıdır. Sebzeler hazırlanırken önce yıkanmalı, sonra ayıklanmalı, pişirileceği zaman doğranmalıdır. Pişirirken düdüklü tencere kullanılması veya kullanılan tencerenin kapağının sıkıca kapatılıp çokça açılmaması sebzelerin vitamin değerlerinin korunmasına yardımcı olacaktır. Yeşil yapraklı sebzeleri pişirirken suyunun sıkılmaması, haşlama suyunun dökülmemesi ve az suyla pişirilmesi gerekir. Patates gibi sebzelerin iyice yıkandıktan sonra kabuklarıyla haşlanması vitamin değerlerinin daha az düşmesini sağlayacaktır. Sağlıklı ve huzurlu bir 2016 dileğiyle...

facebbok: Anna Schukina Beslenme Danışmanı
E-mail: annaschukina12@gmail.com

KULİS DERGİSİ

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.