Prof. Dr. Şerif Barış: Depreme hazır değiliz!

Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Kocaeli Yer ve Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şerif Barış, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamak gerektiğini belirterek, Depreme kesinlikle hazır değiliz. 17 Ağustos'un üzerinden 19 yıl geçti ama yapılması gereken bütünleşik bir afet yönetim sistemi ile toplumun tüm bireylerinin bu işin içerisinde olması gereken bir hazırlığımız yok. Deprem ülkelerinde insanların tamamının depreme hazırlıklı olması önemlidir. dedi.

Prof. Dr. Şerif Barış: Depreme hazır değiliz!

Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Kocaeli Yer ve Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şerif Barış, 17 Ağustos Depremi'nin 19'uncu yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, olası bir depreme hazır olmadığımızı belirterek, Depreme kesinlikle hazır değiliz. 17 Ağustos'un üzerinden 19 yıl geçti ama yapılması gereken bütünleşik bir afet yönetim sistemi ile toplumun tüm bireylerinin bu işin içerisinde olması gereken bir hazırlığımız yok. Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamak gerekiyor. Deprem ülkelerinde insanların tamamının depreme hazırlıklı olması önemlidir. Bunun için kesinlikle toplumun afet bilincinin yüksek olması gerekiyor. 19 yılda devlet bazı şeyler yaptı. Bir takım yasalar çıkarıldı, ancak toplu bir afet seferberliği, depreme hazırlık anlamında maalesef biz bu işi çok yaygınlaştıramadık. Ülkemizde vatandaşlar her şeyi devletten bekliyorlar. diye konuştu.

'DEPREME DAYANIKLI BİNADA OTURMAK DEPREMDEN KORUNMAK ANLAMINA GELMEZ'

Gelişmiş ülkelerde de birçok doğa olayları olduğunu belirten Prof. Dr. Barış, Depremle ilgili önlemleri, yapılacakları devletten bekliyorlar. Dünyada Amerika, Japonya gibi gelişmiş ülkelerde de çok büyük doğa olayları oluyor. Onların bile sistemleri bu ani afetlerde yetersiz kalıyor. O yüzden afete dirençli toplum demek, bireylerin de bir takım şeyler yaparak devletin eksiklerini, yapamadıklarını kendileri yaparak ve birbirlerine yardım ederek tamamlamaları demektir. O anlamda baktığımızda, Kentsel Dönüşüm Yasası var. Şehirlerimiz, yollarımız yapılıyor. Ama depreme dayanıklı binada oturmak depremden korunmak anlamına gelmez. O binalarda da vatandaşın yapması gereken işler var. Örneğin, kentsel dönüşüm ile çok güzel depreme dayanıklı binalar yapıldı. Ama o binalar da deprem sırasında sarsılacak. O binanın içerisindeki eşyalar savrulacak, dolaplar devrilecek ve insanlara zarar verecek. Dolayısıyla insanların deprem öncesinde evlerinde bu tür eşyaları sabitlemeyi öğrenmeleri lazım. Özellikle 17 Ağustos'ta en büyük sıkıntı, portmantoların devrilerek kapıların önlerini kapatması sebebiyle yaşandı. İnsanlar kendi evlerinde mahsur kaldılar. Dışarı çıkamadılar. Bu tür ağır mobilya ve eşyaların mutlaka sabitlenmesi lazım. İnsanların depremde doğru davranış şekli olan Çök-Kapan-Tutun hareketini öğrenmesi lazım. İnsanların bunları yapması lazım. diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.