Enes Malkoç yazdı: "Arpa ve ötesi"

Arpa ve ötesi… Bakıyorum da Gebze Medyası’ndan bazı isimlerin son günlerde içi içine sığmıyor... Durum böyle olunca; içi leş dolu olanlar leş, fitne dolu olanlar fitne, kıskançlık dolu olanlar kıskançlık kusuyor. Bir gazeteci her girdiği ortamda diğ

Enes Malkoç yazdı:

Arpa ve ötesi…

Bakıyorum da Gebze Medyası’ndan bazı isimlerin son günlerde içi içine sığmıyor... Durum böyle olunca; içi leş dolu olanlar leş, fitne dolu olanlar fitne, kıskançlık dolu olanlar kıskançlık kusuyor.

Bir gazeteci her girdiği ortamda diğerini ayrıştırıp, bir diğerini taşlatmaya çalışıyor. Diğer gazetecide ilk gördüğü yerde bu isme tekme tokat saldırıp hem saldırdığı gazeteciyi hem de kendini bütün kente rezil ediyor. Hemen peşinden atılan intikam naraları ile kişisel husumetler, ülke meselesiymiş gibi Gebze kamuoyuna pompalanmaya çalışılıyor.

Bir gazeteci, seçim gününden hemen sonra yürüdüğü yoldan anında dönüş yapıp güçlü olanın yayına yaklaşmaya çalışıyor. Öteki gazetecide çıkıp parti temsilcisi gibi ‘ben bu kişiyi kabul etmiyorum’ şeklinde açıklamalar yapıp yakın olduğu siyasi parti başkanlarına ültimatom veriyor.

Aslında fitnenin fesadın gırla gittiği Gebze Medyası’nda yaşanan bu olay devede kulak…  Yani sadece tasvir etmediğim bir olay!

Birazda tahammül edemediğim gazetecilerden bahsedeyim;
“Çamur at izi kalsın” şeklinde iftira haberle mesleğin yüz karası olan bir ekip var ki yüzlerine bakarken dahi utanıyorum…


Bunlardan biri daha düne kadar, belediye başkanının Eskihisar’da yapmış olduğu sıradan bir yürüyüşü dahi yağlı ballı köşesine taşır. Lakin kişisel menfaatlerini yerine getiremeyince kankası olan Cafe sahibi ile kenti karıştırmak üzerine kulisler yapmaya başlar, yapılan kulisler yetmeyince de karalama haberleri yönetimi ile ters düştükleri isimleri yıpratmaya çalışır...

Bir diğer gazeteci var ki, tüm özelliklerini anlatsam ‘masallardan kötü karakter alıp anlatıyor’ der inanmazsınız. Bu kişinin içine dışına şeytanlık bulaşmış, en yakın dostlarının dahi arkasından rahatlıkla konuşur, lakin yüz yüze geldiğinde kendini haklı çıkartır. Kırk yıl sırtında taşırsın, soluklanmak için az yere indirsen ilk seni hançerler. Hiç yaşanmamış şeyler üzerine hayal kurar, senaryo yazar, senaryosunu başka insanlara anlatır ve en sonunda başka insanlara anlatırken senaryolarına kendi de inanır. Kendi inandıktan sonrada ortaya attığı hayalleri gerçekmiş gibi her yerde savunur. O kadar inanır ki bu hayalleri gerçekmiş gibi haber yapmaktan zerre çekinmez…

Bunların dışında kimseye zararı olmadığı düşünülen ama delikanlılıktan zerre kadar nasibini almamış medya mensupları da var ki onların yüzüne tükürseniz “yarabbi şükür” der.

Eline kalem almamış, meslek ile tek bağlantısı fotoğraf makinesi olan kendini acındırma metodu ile insanlardan para koparmaya çalışan hatta kopartan, çalıştığı kurumdan zimmetine para geçiren ve kovulan... Gittiği hiçbir yere yararı olmayan, herkesin tanıyana kadar dostluk yaptığı sözüm ona gazeteci...
Anlayacağınız var oğlu var…
Bu yazdıklarımdan bazılarını hemen tanırsınız, bazıları ise kendini tanır…

Sözüm odur ki eğilmeyin, bükülmeyin, dik durun… Birilerinin adamı olmaktansa daha kolay olan “adam” olmayı seçin…
Kısacası: “ADAM OLUN ADAM!”
Uzun uzun anlatmak gerekirse onu da her türlü anlatırım…
Ki bu saatten sonra anlıyorum ki herkesle anladığı dilden konuşmak gerekiyormuş. Bizzat bu dili gereken herkesle konuşacağım. Bunu da herkes böyle bilsin!

Hayat dediğin karaktersiz yaşamaya değecek bir şey değildir…

He bide “bunlar neden böyleler” diye soran olursa peşinen cevap vereyim… Mesele arpa meselesi…


www.facebook.com/malkocenes
www.twitter.com/enesmalkoc

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.