Onlar erer muradına biz çıkarız kerevetine

Yirmili yaşlarda olanların birçoğu AK Parti’nin olmadığı dönemleri neredeyse hiç hatırlamaz. Bu unutkanlık AK Parti’nin yeni kuşaktan yediği çelmenin de en büyük sebebidir.

Onlar erer muradına biz çıkarız kerevetine

AK Parti iktidar olmadığı dönemi hatırlamayan gençleri kazanmaya yönelikciddi şekilde eksik kaldı. Durum böyle olunca AK Parti’nin bu eksiği özellikle HDP başta olmak üzere diğer partiler tarafından iyi değerlendirildi.

AK Parti’nin yaşlı seçmenler gün geçtikçe azalıyor lakin HDP’nin genç seçmenleri git gide artıyordu.Kısacası; ölen seçmenlerin çoğunun AK Partili, doğan seçmenlerin çoğunun ise HDP’li olduğu son seçimlerde belli oldu.Unutkanlığın esas olduğu siyasi tarihimizde unutulanın yalnızca istikrara duyulan hasret olmadığını da bu seçimlerde gördük.

Yeni doğanlar (son kuşak seçmenler) bu topraklarda akan kanı ve kardeş katillerinin zulmünü unuttu. Hakta veriyorum aslında. Demekki o dönemi yaşamamış olan yeni doğanlara bazı şeyler yeterince anlatılmamış. Bize nasıl ki 27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980 fazla bir şey ifade etmiyorsa onlarında dökülen şehit kanlarını unutması gayet normaldir. Lakin tavsiyem şu dur ki; iyisiyle kötüsüyle, sağıyla soluyla yapılan hiç bir şeyi unutmayın. Geçmişi iyi analiz edin. Siyasi vampirler yıllarca bu halkın unutkan tarafından beslendi. Artık kanınızı emdirmeyin.

Gel gelelim bundan sonra ne olacak konusuna; Ak Parti siyasi kurnazlığı ile bu süreci lehine çevirmek için ilk günden Deniz Baykal ile görüşerek ‘dışardan destek alır tek başıma hükumeti kurarım’ havası ettirerek Onlar erer muradına biz çıkarız kerevetine koalisyon pazarlıklarında elini güçlendirmek istedi. Lakin Devlet Bahçeli’de dünkü çocuk olmadığını “tamam bizde muhalefet olarak kalırız” diyerek çektiği restle gösterdi. Uzun süredir böyle siyasi heyecanlara uzak kalmıştık. AK Parti’nin restini gören MHP, kendisinin koalisyon için en uygun, hatta tek uygun taraf olduğunu çok iyi biliyor.

Nitekim görüşmeler başladı. Ekonomiden çok Devlet ile alakalı Bakanlıkları istediği tahmin edilen MHP’nin İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı gibi bakanlıklarla adının anılması kamuoyunda “vay canına” etkisini yaratsa da MHP, ederinin çok daha fazla ettiğinin farkında. Heybetli Görülen içişleri bakanlığı ve milli savunma bakanlıklarının zaten uzun süredir MHP kökenli isimlerde olmasının dışında bu kurumların direkt olarak Cumhurbaşkanı’na bağlı olması MHP’nin yönünü bir başka bakanlığa çevirdi.

Bu bakanlık; “ADALET BAKANLIĞI” Bu zamana kadar önemli olsa da kilit bakanlıklar arasında gösterilmeyen Adalet Bakanlığı koalisyon pazarlıklarının tam ortasında yer alıyor. Bu bakanlık iki parti içinde olmazsa olmaz konumunda. AK Parti bu bakanlığa paralele mücadele konusunda ihtiyaç duyarken, MHP ise adalete duyulan güvenin azaldığı bu dönemde güveni tekrar geri kazanarak siyasi yıldızını parlatmak istiyor. Bu güveni kazanmak içinde ilk iş olarak dört bakanı yargılamanın planını yapıyor. MHP’nin paralel yapı ile mücadele konusunda da hiç oralı olmayacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Durum bölge olunca anlaşma uzuyor uzuyor uzuyor... Bu işin sonunda bir kaç seçenek var.
Birincisi: Ak parti Adalet Bakanlığı’nı alacak ama dört bakanı yargılama sözü verecek.

İkincisi: Taraflar inatçı davranarak defterleri kapatacak ve AK Parti Deniz Baykal’dan yanına alacağı 20 kişi ile dışardan destek isteyecek. (Son grup Toplantısında Baykal, “telefonumu açmıyor” diyerek Kılıçdaroğlu’nu yalancı çıkardı ve çevresine taraftar toplamaya başladı) Baykal’ın yapacağı bu destek, güzel bir bakanlıkla ödüllendirilecek ve ak parti tek başına iktidar olacaktır.

Üçüncü ve son ihtimalde ise Ak Parti HDP ile koalisyon masasına oturacaktır(!) HDP silah bırakmak için Milli Savunma Bakanlığı’nı, şehirdeki DHKPC yapılanmasınıkızağa çekmek içinde İçişleri Bakanlığınıisteyecek(!) Onlar erecek muradına bizde çıkarız artık kerevetine... (!) Demem odur ki; hareketli günler bizi bekler. Olmaz denileler olursa şaşırmayın lakin kimsede erken seçim beklemesin...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.