Alman vakıfları PKK ile kol kola

Diyarbakır Sur Belediyesi’nin eski başkanı Cemal Toptancı, yaşanan terör olaylarında üst aklın Almanya olduğunu belirterek, Alman vakıflarının HDP’li belediyelere iş makinesi ve kredi desteği sağladığını söyledi.

Alman vakıfları PKK ile kol kola

Diyarbakır Sur Belediyesi eski Başkanı, Kürt siyasetçi yazar Cemal Toptancı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sürekli tırmanan şiddetin arkasında bölgenin kantonlara bölünmesini amaçlayan Almanya’nın bulunduğunu söyledi. Olayların arkasındaki üst aklın Almanya olduğunu, bu ülkenin vakıflar aracılığıyla HDP’li belediyelere her türlü desteği vererek yönlendirdiğini anlatan Toptancı, “Bölgeye istikrarın ve güvenliğin gelmesi için bu Alman vakıflarının derhal bölgeden defedilmesi gerekir” dedi.

ÖRGÜTÜN HEDEFLEDİĞİ KANTONAL YAPININ ARKASINDA ALMANYA VAR

Örgütün bölgede oluşturmayı hedeflediği kantonal yapıya destek veren üst aklın Almanya olduğunu anlatan Toptancı şu bilgileri verdi: “Almanya’nın Türkiye’de çok sayıda vakıfları var. Başta Conrad Edenauer Vakfı, Friedrich Ebert Vakfı, Heinrich Böll Vakfı gibi önemli vakıfları Türkiye’de uzun yıllardır faaliyet gösteriyor. Bunlar çok sinsi çalışan vakıflardır. Bu vakıfların amacı, Türkiye’nin sosyal, siyasal, iktisadi ve kültürel anlamdaki hafızasını istihbar etmek ve önlem alarak Türkiye’yi engellemektir. Almanya’da bulunan bölücü organizasyonlar PKK, DHKP-C, MLKP, Ermeni diasporası ve Yezidilere servis yapıp bölgenin jeopolitiğiyle, mayasıyla ve genetiğiyle oynayıp tahrip etme amacını taşıyorlar.”

“HDP’Lİ BELEDİYELERİN MAYIN DÖŞEYEN İŞ MAKİNELERİ ALMAN VAKFI ARACILIĞIYLA ALINMIŞTIR”

Almanların Kauf-W adlı yardım kurumunun da genelde yerel yönetimlere yönelik olarak çalıştığına dikkat çeken Cemal Toptancı, “Bu iktisadi bir kurumdur. Bunlar, yerel yönetimlere yönelik alt yapıyla alakalı kredi sağlıyorlar. Bölgedeki belediyeler bütün iş makineleri, teknolojiyi ve krediyi bu kurum aracılığıyla alır. Yani bölgede HDP’ye bağlı belediyelerin terör örgütü için mayın döşeyen iş makinelerinin büyük bölümü bu vakıf aracılığıyla verilen kredilerle alınmıştır.”

“BÖLGEYE İSTİKRARIN GELMESİ İÇİN ALMAN VAKIFLARI DEFEDİLMELİDİR”

“Bölgeye istikrarın ve güvenliğin gelmesi için bu Alman vakıflarının derhal bölgeden defedilmesi gerekir” diyen Toptancı, “Alman vakıfları, biz NATO’ya üye olduktan sonra Türkiye’ye yerleştiler. Özellikle Conrad Adenaur Vakfı, kültürel manada da Türkiye’nin bölünmesi, istikrarsızlaşması alanında çalışır. Çünkü Almanya Türkiye’nin gelişmesini tehdit görüyor kendisine. Türkiye uzun yıllardır Almanya’nın sömürüsü altındadır. Alman mallarına karşı ambargoya kadar tedbirler almak gerekir” ifadelerini kullandı.

“IRAK VE SURİYE’Yİ BÖLDÜLER, ŞİMDİ DE TÜRKİYE’Yİ KANTONLARA BÖLECEKLER”

“1916 yılında imzalanan Sykes-Picot anlaşmasının gereği, Irak’ı ve Suriye’yi böldüler. Sıra şimdi bize geldi” ifadelerini kullanan Cemal Toptancı şöyle devam etti: “Bu bölme işinde de Kürtlere bir Kürdistan vaadi yok. Dikkat ederseniz, Abdullah Öcalan başta olmak üzere PKK üst yöneticilerinden Sabri Ok istemiyor, Cemil Bayık istemiyor, Mustafa Karasu istemiyor, Duran Kalkan istemiyor, Murat Karayılan istemiyor. Hiç biri istemiyor. Çünkü Batı onlara o sözü vermiş değil. Batı onlara Ermenilere, Yezidilere, Süryanilere, Kürtlere ait kantonlar oluşturulacağını bildirdi. Müslüman Sünni Kürtlere Urfa, Diyarbakır, Adıyaman arasında bir toprak parçasında kanton verilecek. O da İsrail’in yönetiminde olacak. Bölgedeki bütün olayların kökeninde bu yatmaktadır.”

“SUR’DAKİ ÇATIŞMALARDA TERÖRİSTLER CAMİLERİ DELİK DEŞİK ETTİ”

Sur’da meydana gelen olaylara ilişkin bilgi veren Toptancı, örgütün şehir yapılanmasının Sur’a büyük zarar verdiğini söyledi. Toptancı, “Örgüt, çatışmalar süresince oradaki tarihi camilerimizi hedef aldı. Teröristler, kasıtlı olarak cami kapılarına, duvarlarına silah sıktılar, delik deşik ettiler. Bu da zihinlerinin arka planında İslam düşmanlığı olduğunu gösteriyor” dedi. 

“DEMİRTAŞ KENDİSİNE GÖREV VERİLEN BİR KUKLADIR”

Cemal Toptancı, Demirtaş’ın kendi iradesiyle konuşan bir insan olmadığına dikkat çekerek, “Seküler Kürt siyaseti bugün tamamen ABD’nin ve batılı ülkelerin vesayeti altındadır. Bir de dağ kadrosu vesayeti var. Terör örgütü de Avrupa’ya, ABD’ye bağlıdır. Gerek Kürt siyaseti ve gerekse terör örgütü batının vesayeti altındadır. Hiçbir siyasetçi kesinlikle terörü davet etmez. Demirtaş, 6-7 Ekim 2014’te halkı tahrik ederek 52 tane Kürt evladının ölmesine neden oldu. Vatandaşı ayaklanmaya, Gezi benzeri isyanlara davet ediyorlar. Demirtaş, bu açıklamalarıyla Alevileri ayaklanmaya çağırıyor. Metropolleri de karıştırmak istiyor. O kendisine görev verilen bir kukladır” dedi.  

“AMAÇ, ERMENİ, SÜRYANİ, YEZİDİ VE ASURİ KANTONLARI OLUŞTURMAK”

“Üst aklın Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini karıştırmasının en önemli amacı, buraları Ermeni, Süryani, Yezidi ve Asuri kantonlarına bölmektir” diyen Cemal Toptancı, üst aklın dehşet senaryosuna ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Burada uyanık olması gereken Kürt halkıdır. Kürt halkının ölümler, baskı ve zulüm yüzünden artık mecali kalmamıştır. Kürtlere zulmü bizzat HDP ve PKK yapmaktadır. Hem dış güçlerin, hem de onların güdümündeki terör örgütünün amacı, bölgede Ermeni, Süryani, Yezidi ve Asuri kantonlarını ihya etmektir. Kars’tan Bitlis ve Adıyaman’a kadar Sykes-Picot anlaşmasında da olan bir hat üzerinde Ermeni kantonları kurmak istiyorlar. İskandinav ülkelerinde güçlü bir Süryani diasporası, Fransa’da Ermeni diasporası var biliyorsunuz. Şengal’i Yezidiler için boşalttılar. Bütün bunlar olurken HDP’ye 2015 seçimlerinde Almanya’dan iki Yezidi vekil ithal ettiler. Diyarbakır ve Batman’dan seçtirdiler. Üst aklın planı tıkır tıkır işliyor. Kürdistan’ı paramparça etmek istiyorlar. Kars’tan Adıyaman ve Bitlis’e kadar Ermeni kantonları kuracaklar. Yezidiler için Mardin-Urfa arasında Yezidi Kantonu, Mardin ovasında Midyat tarafında Süryani kantonu kurmayı amaçlıyorlar. Hakkari civarında ise Asuri kantonu oluşturmayı planlıyorlar.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.