Trafik Işıklarında Camı Tıklayanlar...


Enes Malkoç

Enes Malkoç

09 Eylül 2016, 15:57

Suriyeliler meselesine birçoğu gibi bakmadığımı ve hatta ülkemizde bulunmalarını ecdadımızın bize bıraktığı vicdani bir miras olarak gördüğümü söyleyebilirim. 

Tamam güzel, İslam'a yakışır şekilde misafirlerimizi zor günlerinde başımızın üstünde ağırlayalım. Her nihayetinde biz kuru ekmeği bile pay etmesini bilir, fırsat buldukça dünyaya insanlık dersi veririz. Her ne kadar bu konuda aksi söylemlerde bulunanlar (Suriyeli mülteci karşıtı) olsa da herkesin içinde bir yerde "gereken yardım yapılsın" düşüncesi vardır.

Lakin Suriyeliler ile birlikte bir dilenci furyası konumuz var ki çileden çıkartmadığı kimse yoktur. Zaten günün çoğunu geçirdiğim araçla her trafik lambasında en az 3 kere kırmızı ışığa takılıyorum. Bu strese bir de camı tıklayıp para isteyen dilenciler var ki hiç çekilir gibi değil...

Artık her cam tıklandığında hangi yüz ifadesi ile "hayır" dersem daha ikna edici olurum düşüncesi ile beraber değme tiyatroculara taş çıkartır oldum. Çünkü ikna edici bir ifade ile "hayır" demeyi beceremezseniz asla camınızı tıklamaktan vaz geçmiyorlar. 

Benden size söylemesi sesinizi falan sakın yükseltmeyin çünkü o zamanda "ne bağırıyon hayırdır" tepkisi ile şok olursunuz. Bakmayın dilendiklerine hepsi birbirinden gururuna düşkün olduğu için sesinizi yükseltmeniz takdirde şanslı iseniz fırça yersiniz(!) Şanslıysanız diyorum çünkü işin ucunda sağlam bir dayakta gelebilir. Şaka yapmıyorum; son günlerde ışıkları tutan arkadaşların bazıları bildiğiniz yalız delikanlı ebatlarında...

Geçtiğimiz gün yaklaşık 1.75 boylarında 70 kilodan fazla bir arkadaş camı tıkladığında dayamadım "kardeşim sen dilenecek yaşta değilsin. Boylu postlu koca adamsın çalışsana" diye çıkıştım. Cevap olarak, "abi çalışacağım. Öyle bir iki günlüğüne burada takılıyorum" dedi.

Nasıl yani?
Takılmak?
Okul çağlarımda yaz tatillerini bir yerlerde çıraklık yaparak geçirirdim. Kendi kendime "acaba onun gibi bir şey mi?" dedim.

Boş zaman değerlendirmek için dilenen bu arkadaş beni hayrete düşürdü derken birden Türkçesinin ne kadar düzgün olduğuna takıldım. Şakır şakır Türkçe konuşan bu arkadaşın Roman vatandaşlarımızdan olduğunu anlamam fazla uzun sürmedi.

Evet. Roman dilencilerimiz kendilerini Suriyeli gibi kamufle edip ışıkları tutmuş durumda. Çünkü düne kadar dilenirken zabıta tarafından yaka paça gözaltına alınan ve her yakalanın üzerlerinden küçük bir servet çıkan dilenciler artık rahattı. Kolluk kuvvetleri Suriyelileri çok zorlamak istemediği için dilencileri boş bırakıyor, yerli dilencilerimiz ise bu boşluğu sonuna kadar kullanıyordu...

Boşluk doldurmaktan yana kastım gerçekten boşluğu ağzına kadar doldurmak. Öyle her ışıkta 1-2 kişi falan değil en az 5-10 kişi ile iş tutuyorlar.

Bu konuda yetkiler yeterince müsamaha gösterdi ve artık "dur" demenin vakti geldi de geçiyor bile. Yetkililerden, helal yoldan para kazanmak isteyen seyyar satıcıların kökünü kazımakta göstermiş oldukları performansı dilenci sorununda da bekliyorum.

Not 1: Dilencilere para vermek kişiyi vicdan sahibi yapmaz. Özellikle çocuk yaştaki dilencilere para vermek onları kolay yoldan paraya alıştırarak zor bir hayata sürüklemeye yol açar. Asıl bu büyük vicdansızlıktır!

Not 2: Özellikle sizden para istediklerinde vermeyip fazlaca ısrar ettikten sonra verdiğiniz de, bunu yöntem olarak görüp diğer insanlara da ısrarın dozunu fazlaca arttırıyorlar. Yapmayın!

Not 3: Geçtiğimiz yıl (2015 sonu) çıkan kanuna göre yalnızca dilenmek değil dilenciye para vermekte suçtur ve hatırı sayılır para cezası vardır. Acırken acınacak hale düşmemekte fayda var...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.