O iddialara sert yanıt!

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu Başika'da eğitim verilen 4 bin yerel unsurdan 3 bini Peşmergeyle birlikte Musul operasyonuna katıldığını ilk kez açıkladı. Musul ile ilgili uyarı da da bulunan Kurtulmuş, "Musul’daki demografik dengeleri değiştirmek, vahim sorunları ortaya çıkarır. Başka unsurlar girerse Türkiye buna seyirci kalmaz "dedi.

O iddialara sert yanıt!

Bakanlar Kurulu, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında  Çankaya Köşkü'nde toplandı. Toplantı sonrası Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş açıklama yaptı. Kurtulmuş, operasyon nedeniyle Musul'dan gelebilecek göç dalgasına karşı Türkiye'nin hazırlıklar yaptığını söyleyedi.
"Suriye'de DEAŞ'tan 1250 km'lik alan Türkiye'nin desteklediği ÖSO tarafından alınmış ve temizlenmiştir" diyen Kurtulmuş şöyle konuştu: "Bölgedeki krizin sonlandırılması için kilit şehirlerden birisi Halep'tir. Halep'e gidecek olan yardım konvoylarının korunması  gerekir. Halep'e gönderilen yardım konvoyları yukarıdan uçaklarla bombalanmış, yardım malzemelerinin oraya gitmesi engellenmiş hem de çok sayıda sivil öldürülmüştür. İlgili ülkelerin de işin içinde olduğu bir yardım konvoyu oluşturulur, böylece böyle konvoyun bombalanması önlenmiş olur.Halep'teki insani yardım meselesi üzerinde yoğunlaşmak mecburiyetindeyiz. Bundan sonraki toplantılarda ve görüşmelerde de muhataplarımıza Türkiye'nin Halep konusundaki duruşunu anlatmaya devam edicez."

3 BİN YEREL UNSUR OPERASYONA KATILIYOR
"Musul’daki demografik dengeleri değiştirmek, vahim sorunları ortaya çıkarır" uyarısında bulunan Kurtulmuş'un açıklamalarının satır başları şöyle: Musul ve Halep'teki statü, buradaki gelecek, burada ortaya çıkacak olan siyasi sonuç, bölgedeki siyasi sonucu da belirleyecek. Halen çok sayıda sivil insanın içinde bulunduğu kent. Oradaki dengeleri bozmamak bakımından hassas davranılması gerekiyor. Orada DEAŞ'a karşı yerel unsurların savaşmasını savunuyoruz.
Başika Kampı o zaman yapılan davetle, Türkiye eğitim kampı kurdu. Burada 4 bine yakın Musul'un yerli unsurlarından çok sayıda insan eğitildi. Ninova Kurtuluş Ordusu adını veriyorlar. Bunlar Peşmergelerle Musul operasyonuna katılmıştı. Peşmergelerin ardından Irak Ordusu katılıyor. Türkiye'nin eğitim verdiği 3 bin kişi de Peşmergelerledir.

Bölgede çok ciddi bir oyun oynanıyor. Bölgenin daha fazla, etnik bakımdan bölünüp, parçalanmasıdır. Musul, Musullularındır. Herkesin Şii milis-Sünni milis gibi lafları bir kenara atmamız lazım. Bölgedeki mesele bir siyasi alt üst oluş meselesidir. Uzun süredir siyasi türbilans söz konusudur. Herhangi bir şekilde, bölgedeki Musul operasyonunun mezhep çatışmasına dönüştürmemek gerekir. Sorunun çözümü, oranın yerel insanlarının Musul'un DEAŞ'tan temizlendikten sonra yönetilmesidir. Terör örgütlerinden Musul'u kurtartırken buraya PYD ve YPG gibi diğer terör örgütlerini getirip yerleştirmek sorunları çözmez.

TÜRKİYE'NİN KIRMIZI ÇİZGİLERİ
Dışarıdan bir takım unsurların Musul'a konulması, dengeyi bozacağız gibi, çözüm arayışına da zarar verecektir. 

TÜRKİYE’NİN MUSUL KONUSUNDA B VE C PLANLARI DA VARDIR”
Musul meselesi önemle, dikkatle takip edilmektedir. Kimse karışıklığı fırsat vererek, mezhebi ve etnik siyaset geliştirmek için fırsat kollamasın. Musul meselesi dikkatle takip ettiğimiz bir harekattır. Türkiye bu hareketin içinde nasıl yer alacağını ilgili taraflara anlatmıştır. Türkiye’nin Musul konusunda B ve C planları da vardır. Bir takım etnik siyasetin hakim olmaması için duruyoruz.  Operasyon başladığı andan şu ana kadar  Türkiye'nin genel çerçevesine uygun devam ediyor ama biz olası, beklemediğimiz  gelişmeler karşısında da tedbirlerimizi almış olarak hazırlıklarımızı  yapıyoruz. Birçok ülke için koalisyonun içinde yer alsalar dahi Suriye ve Irak'taki mesele uzaktaki meseledir. Bizim içinse bizi birinci derece etkileyen meseledir. DEAŞ militanları Milano veya Berlin'e kaçacak değildir, Türkiye'yi tehdit edeceklerdir. Çok ciddi sorunlar karşı karşıyayız. Türkiye göç dalgaları ve terör dalgaları üzerinden etkilenecek bir ülkedir. B ve C planlarımız var ama ortalık yerde konuşacak değiliz. 

TÜRKİYE BAŞİKA'DAN VAZGEÇMEYECEK
Başika'daki TSK varlığından Türkiye asla vazgeçecek değildir. Ne zaman oradaki insanların eğitilip-donatılıp ve korumaya gerek kalmaz, Türkiye durumu gözden geçirir. Başika'daki TSK mensuplarının korunması da, Türkiye'nin Musul operasyonu hassasiyetlerinden birisidir. Irak ve Suriye'deki gelişmeler Türkiye'yi yakinen ilgilendirir. 

TERÖRDEN ETKİLENEN BÖLGELER
Terörden etkilenen bölgelerde yeniden yapım çalışmalarının gözden geçirilmesi de değerlendirildi. 7 bölgede projelerin maliyeti 10 milyar liradır. Bir kısmına başlanmış, bir kısmında mesafe alınmıştır. Altyapı çalışmaları gibi çalışmalarımız da 7 bölgede hızlı şekilde sürdürülüyor.  

YILDIRIM-BAHÇELİ GÖRÜŞMESİ
Sayın Başbakanımız ile Sayın Devlet Bahçeli görüşme yapacaklar. Bu görüşme iktidar ile muhalefet arasındaki diyalog bakımından önemlidir. Sayın Bahçeli ile Sayın Başbakanımız anayasa değişikliği ile ilgili çalışmaları, FETÖ ile mücadele, OHAL uygulamaları, Fırat Kalkanı ve Musul Operasyonu başta olmak üzere çok sayıda konuyu müzakere edeceklerdir. Sayın Bahçeli'nin başkanlık sistemiyle ilgili görüşlerini paylaşacağını düşünüyoruz. Biz de, Türkiye'nin başkanlık sistemine geçmesinin daha doğru olacağını, daha etkin yönetim modelinin ortaya konulmasının, bu tartışmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu konu gündeme gelir diye tahmin ediyoruz. 

MUSUL'DAN KAÇANLARIN DURUMU 
Birçok ülke için koalisyonun içinde yer alsalar dahi Suriye ve Irak'taki mesele uzaktaki meseledir. Bizim içinse bizi birinci derece etkileyen meseledir. Musul'da işlerin ters gittiğini düşünün, insanların kaçmak zorunda olduğunu düşünün. Washington DC'ye kaçmayacaklar, Türkiye'ye gelecekler. Türkiye'nin terör meselesi üzerinden ilgisi olduğu açıktır. DEAŞ militanları Milano veya Berlin'e kaçacak değildir, Türkiye'yi tehdit edeceklerdir. Çok ciddi sorunlar karşı karşıyayız. Türkiye göç dalgaları ve terör dalgaları üzerinden etkilenecek bir ülkedir. Bu nedenle en yakın etkiyi gösterecektir. B ve C planlarımız var ama ortalık yerde konuşacak değiliz. 

FINDIK'TA KANSEROJEN MADDE İDDİASI
Bu haberi yapanlar, bu konuyu gündeme getirenler  halt etmişlerdir. Türk fındığı hiçbir şekilde kanserojen olmadığı gibi hiçbir  şekilde sağlığı tehdit eden bir nitelikte de değildir. Bu, Türkiye'nin  uluslararası alanda, dünyadaki en büyük fındık üreticisi olmasını çekemeyenlerin  ortaya çıkardığı manipülatif bir haberdir.Biz konunun takipçisiyiz. Son derece yanlış, taraflı haberdir. Vatandaşlarımız, fındık üreticilerimiz, Karadeniz halkı rahat olsun.

Şİİ MİLİSLER, SÜNNİ MİLİSLER LAFINI KULLANDIKÇA, BÖLGEDE OPERASYON YAPMAK İSTEYENLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRERİZ
Önce tekrar söyleyeyim. Şii milisler, Sünni milisler lafını kullandıkça, bölgede operasyon yapmak isteyenlerin ekmeğine yağ süreriz. Evet bir grup vardır, operasyon içerisinde değildir. Irak’ın ordusu işin içinde ama, Peşmerge önde olduğu için ırak ordusu beklemektedir. Bir takım başka milislerin, şehre ait olmayan, dışardan bir unsurların getirilip Musul’a konulması, Musul’daki dengeyi bozduğu gibi, bundan sonra ortaya çıkacak çözüm arayışını da baltalayacaktır. 

KAMUDA PERSONEL ALIMI DURDURULDU MU?
Toplantıda gündeme gelmedi. Çok endişe edecek bir durum yoktur. Türkiye ekonomisi dengeleri sağlam şekilde, hem 15 Temmuzun ortaya çıkardığı sarsıntıyı atlatmıştır. Dövizdeki dalgalanmanın konjonktürel olduğunu ifade edeyim. 
Kamuya personel alımı bakımından, kamuda ciddi arındırma süreci içerisindeyiz. Çalışmalar devam ediyor. Diğer taraftan ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Çalışma bakanlığı, 60 bin kamu personelinin alınacağını açıkladı. Bir kısmı sözleşmeli, bir kısmı kadrolu olabilir. Ama sonuç itibariyle kamuda asla personel açığı olmayacak, açıklar da süratle giderilecektir. 

İDAM CEZASI 
İdam meselesi Meclis'e gelir, yasalaşırsa gerekli adımlar atılır. Yolu belli. Hükümetin de, parlamentonun da gündeminde değil. Siyaset kamuoyu beklentisini gözardı edilerek yapılmaz. Bir hazırlık olduğunu söyleyemem. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.