Muhalefete AB çağrısı

Başbakan Ahmet Davutoğlu muhalefet partilerine AB ile fasıllar için yapmaları gerekeni söyledi.

Muhalefete AB çağrısı

Başbakan Ahmet Davutoğlu AB'nin başkenti Brüksel'den dönüşü sırasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. En önemli gündem maddesi olan mülteciler için yapılan anlaşmaya dair de konuşan Davutoğlu, muhalefete çağrıda bulundu.
Öncelikle AB ile Türkiye arasında girilen yeni süreç ve bu süreç öncesine değinen Davutoğlu, ardından vize muafiyeti konusuna eğilerek muhalefet ile ilgili konuştu.
İşte Davutoğlu'nun açıklamaları:
YA AB İLE KRİZ OLUNCA GÖRÜŞECEKTİK YA DA İLİŞKİMİZİ YENİ BİR ZEMİN EOTURTACAKTIK
Önümüzde iki boyut vardı, ya bu ilişkiyi bir kriz olduğunda buluşmak üzere yöneteceğiz ya da tüm bu tecrübelerden sonra Türkiye-AB ilişikilerini yeni bir zemine oturtacağız ki kriz gelince göğüsleyebileceğiz. Bu olay ikinci yolun inşa edilmesi gerektiğini gösterdi. Diğerleri ile bu zirve arasında çok ciddi farklar var. Bu süre içinde Konsey Başkanı Tusk üç dört kez geldi. Merkel aynı şekilde. Bu zirve başarılı bir zirve oldu.
Türkiye AB ilişkilerinde kriz yönetiminden vizyona geçiş için bir paket hazırladık. Yani hem sorunları giderelim hem de ilişkileri derinleştirelim dedik.
Şimdi saatler süren toplantılarda beraber oluyoruz, bu krizden bir şeyler çıkarmalıyız. AB her krizden bir şey çıkarıp büyür. Bu krizden Türkiye AB birbirini keşfederek çıktı.
İKİLİ İLİŞKİLER YOĞUNLUK KAZANDI
29'unda vardığımız eylem planı iki üç ay bizi belli bir çerçevede beraber çalışmaya yöneltti. Bir yer geldi tıkandı, fark ettik ki sadece bu tedbirlerle sorun açılamıyor, bunun üzerine iki hafta önce bir teklifle geldik Türkiye olarak. Öyle bir çözüm bulalım ki, Türkiye de mülteci sayısı artmasın, Türkiye'nin transit ülke olarak cazibe olmasın, bu nasıl olurdu, Türkiye'nin cazibe merkezi olmaması, geçişte...
Ve bir de aradaki insan kaçakçılığı, kriminal kazanımlar, bir psikolojik eşik aşıldı. Yeni dönem ikili ilişkiler yoğunluk kazandı.
Yöntem olursa, illegal geçişler azalacak, çünkü bir şey ifade etmeyecek. Türkiye daha az geçiş geliş olacak. Türkiye de mülteci sayısı artmayacak. Ne kadar alırsak aynı gün aynı hafta aynı ay kamplardan Avrupa'ya gidecek.
Avrupa içinde illegal geçişler düzenli hale gelecek. Bu süreç içinde Türkiye'nin mülteci sorununu tek başına göğüslemesi konteksinden çıkılacak AB ile külfet paylaşılacak. Üç milyar da , altı milyara çıktı, ihtiyaç olursa tekrar değerlendirilecek.
Vize muafiyeti hayal değil, öne çekerek kendimizi de disiplinine ediyoruz ki şartları bir an önce yapalım gerekli vize muafiyeti sağlansın.
72 kriterden üç ayda 19 yaptık, 10 günde 37 ye çıkardık. 35 kaldı. 1 Mayıs'ta da bunu tamamlayacağız.
Suriye içinde güvenli alan konusunda ilk defa AB bir tanımda bulundu. Daha güçlü bir tanım vardı, bir ülke muhalefet etti. Uzlaşma çerçevesine oturdu.
Yanlış anlaşılan hususlar var. 20 Mart'ta almaya başlamayacağız, 20 Mart'tan itibaren gelenler bu kapsamda olacaklar. Bunu ilan ettik ki insanlar kapı kapanıyor deyip son vagona atlamasınlar.
Avrupa'dan mülteci almayacağız. Yani 20 Mart öncesinde gitmiş olanlardan almayacağız, üç saat önce gitmiş olanlar bile Türkiye'ye girmeyecek
Bu 72 bin rakamı bazılarını şaşırttı. 72 bin sadece birebir gidecek olanların şimdiki tespit ettiğimiz sayı. 72 bine kadar ... İllegal yolda olursa bu 72 bin. Bir de bunun dışında AB'nin gönüllü olarak başka ülkelere dağıtacağı, bu da ayrıca başlayacak.
AB SADECE VASIFLI MÜLTECİLERİ Mİ ALACAK
AB ye gidilecek olan kamplardan gönderilecek olan mülteciler vasıflı mı olacak Nasıl seçilecek?
Tek kriter BM kriterleri. Türkiye'nin içinde olduğu bir heyet. Muhtaçlık esası. İhtiyaç hissedenler seçilecek. Vizesiz Avrupa ile ilgili tarih. Biz geri kalan şartları yerine getirmeyi yapacağız. Onların da kendi süreçleri var, parlamentoları dahil. En geç haziran sonuna kadar bitmiş olacak.
Muhalefete çağrım 4 Mayıs'a kadar 35 şartla ilgili engel olmamaları. Dokunulmazlık dosyaları için de çağrımızın temeli bu. Meclis tüm işlerini bırakır dokunulmazlık dosyaları ile uğraşır. Bir seferde dediğimiz formülle geçerse böyle bir durumla karşı karşıya kalmayız.
AB niye bu kadar anlayışlı?
Çok ciddi yoğun mülteci akımı Avrupa'da uzun kazanımları tehdit etmeye başladı. Misal Şengen sistemi. Avrupa'nın kazanımı bir Avrupa fikri yerine , ülkeler arası çitler ve barikatlar gerekti. Öngörememek hali. Gittikçe artan kartopu . AB'yi ciddi kararlar almaya zorladı. İçeride yapılan tartışmalar da bu mesele ne kadar uzarsa AB içinde yıpranma yaşanıyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.