Haydi Bismillah

1 Kasım seçimlerinden tek parti iktidarı çıkması, ülkemizde umutları yeniden yeşertti. Halkın iradesiyle yenilenen TBMM, “Haydi Bismillah” diyerek yeni ve umut dolu bir döneme adım attı. 26. Dönem TBMM, milletvekillerinin yemin etmesiyle başladı.

Haydi Bismillah

7 Haziran sonrası oluşan Meclis aritmetiğinin tek parti hükümetini mümkün kılmaması, AK Parti dışındaki diğer partilerin de hükümet kurma çalışmalarına gerekli desteği vermemesi üzerine, karamsar havayla gidilen 1 Kasım seçimlerinden tek parti iktidarı çıkması, ülkemizde umut ve bahar havası oluşturdu. Halkın iradesiyle yenilenen TBMM, “Haydi Bismillah” diyerek yeni ve umut dolu bir döneme adım attı. 26. Dönem, milletvekillerinin yemin etmesiyle başladı. 

İLK YEMİNİ GEÇİCİ BAŞKAN BAYKAL ETTİ

Milletvekillerinin, illerin alfabetik sırasına göre kürsüye çıktığı törende, Deniz Baykal oturumu yönetmesi nedeniyle ilk yemini ederken, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay da mazeret bildirerek diğer vekillerden önce yemin ettiler. 

BESMELE ÇEKEREK YEMİN ETTİ

Meclisin engelli milletvekili AK Parti Bursa Milletvekili Bennur Karaburun, milletvekilleri arasında ilk yemini eden vekil oldu. Karaburun, 7 Haziran sonrası ettiği yeminde olduğu gibi yine “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek yemin etti. Sağlık sorunlarını nedeniyle Bennur Karaburun’dan hemen sonra da AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Özdemir yemin etti.

BAYKAL’DAN BARIŞ VE KARDEŞLİK MESAJI

Meclis’e en yaşlı üye sıfatıyla geçici başkanlık yapan Deniz Baykal 26. Dönem’in açılış konuşmasını yaptı. Baykal açılış konuşmasında barış, kardeşlik ve uzlaşı mesajı verdi. Baykal, “Bugün tek parti hükümetinin kurulacak olması uzlaşı ihtimalini ortadan kaldırmamış daha da artırmıştır. TBMM diyalog ve şeffaflık içinde çalışmalıdır. Hem parlamentoda hem de yargıda hesap verilecek şekilde olmalıdır. Tarihsel bir kırılmanın yaşandığı bir dönemde görev yapacağız. Devletlerin parçalandığına ve yeniden kurulmasına tanıklık ediyoruz. Şiddet ve vahşet siyasetin yeni enstrümanları haline dönüşüyor. Çevremizdeki bu yangının sönmesi için uluslararası bir uzlaşı aramalıyız. İlk görevimiz Ortadoğu’daki yangının Türkiye’ye sıçramasını önlemeliyiz. Bizim devletimiz ırk ve kafatası devleti değildir. Siyasetimiz din, ırk, mezhep siyaseti değildir, olmamalıdır. Irkımız, soyumuz ne olursa olursun hepimiz aynı siyasi kimliğin parçasıyız. O halka Türk milleti denilmektedir. Devlet veya cemaat ile din dayatmanın nelere yol açacağını görüyoruz. Vatan uğruna verdiğimiz şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. Tarihimizden ders çıkararak barış ve kardeşlik üretebilirsek Türkiye’miz 21. YY’ın en parlak ve en saygın ülkelerinden biri olacaktır” ifadelerini kullandı. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.