Davutoğlu neden bırakıyor?

Başbakan Davutoğlu, AK Parti Genel Merkezi'nde 1 saat 13 dakikalık gecikmeyle başlayan ve yaklaşık 35 dakika süren MYK toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi.

Davutoğlu neden bırakıyor?

Davutoğlu, "Cumhurbaşkanı'mızla yaptığım istişare neticesinde AK Parti'nin birliğinin, beraberliğinin devamı için refik değişmesindense bir genel başkan değişimin daha doğru olacağı kanaati bende hasıl oldu. Çünkü herhangi bir şekilde MKYK yenilenmesi parti içerisinde gereksiz tartışmalara sebebiyet verecekti. Bu bağlamda önümüzdeki olağanüstü kongrede bu şartlar altında aday olmayı düşünmüyorum." dedi
"KİMSEYE SİTEM, ÖFKE, KIRGINLIK TAŞIMIYORUM"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada, olağanüstü kongre kararını açıklayarak, "AK Parti Genel Başkanı olarak 22 Mayıs 2016 gününde inşallah olağanüstü kongremizi yapacağımızı buradan ilan ediyorum. Mutabakatın olmadığı yerde de genel başkanlığa aday olmayı düşünmem. Önümüzdeki olağanüstü kongrede bu şartlar altında aday olmayı düşünmüyorum" dedi.
Başbakan Davutoğlu, ayrıca 'MKYK'da yetki devri' tartışmalarına ilişkin "Son MKYK'da yaşananlar ve önergenin kendisi parti usulleri bakımından benim açımdan çok büyük bir önem arz etmiyor. Onun için ilk imzayı kendim attım. Ama takip edilen yöntemi refik olma özelliğiyle bağdaştıramadım. Yaptığım muhasebe bütün arkadaşlarımla yaptığım istişareler ve Cumhurbaşkanı'mızla yaptığım istişare neticesinde AK Parti'nin birliğinin, beraberliğinin devamı için refik değişmesindense bir genel başkan değişimin daha doğru olacağı kanaati bende hasıl oldu. Çünkü herhangi bir şekilde MKYK yenilenmesi parti içerisinde gereksiz tartışmalara sebebiyet verecekti" diye konuştu.
"CANLA BAŞLA ÇALIŞTIĞIMI DÜŞÜNÜYORUM, MİLLETİN ŞAHİTLİĞİNDE GERÇEKLEŞTİ"
Başbakan Davutoğlu, AK Parti Genel Merkezi'nde 1 saat 13 dakikalık gecikmeyle başlayan ve yaklaşık 35 dakika süren MYK toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi. Başbakanlık döneminde canla başla çalıştığını ve tüm çalışmalarına milletin şahit olduğunu belirten Davutoğlu, "Son 25 yıldır modern tarihin en köklü dönüşümlerini geçirmekte olduğu bir sürecin içindeyiz. Bu 25 yıllık tarihte bir akademisyen olarak, Başbakan Başdanışmanı, büyükelçi, Dışişleri Bakanı ve Başbakan olarak aziz milletimizin hizmetinde olmak benim için en büyük gurur vesilesi olmuştur. Allah bu hizmetlerin karşılığını en hak ettiğimiz şekilde veresin, niyazında bulunarak bugün sizlerin huzuruna çıkmış bulunuyorum. 28 Ağustos 2014 tarihinde partimizin olağanüstü birinci kongresinde kurucu genel başkanımız, liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan kutsal bir emaneti devraldım. Bu emaneti devralırken orada yaptığım konuşmada vurguladığım temel hususları hep hayatımda ve daha sonra başbakanlık dönemimde kendime şiar edindim. Bugün geriye dönüp baktığımda bu hususlardan hiçbir şekilde ayrılmadığımı ve bu hususların hayata geçmesi için canla başla çalıştığımı düşünüyorum. Bunun şahidinin de aziz milletimiz olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu dönemde yaşadıklarımız tarihin ve milletin şahitliğinde gerçekleşti" ifadelerini kullandı.
"7 HAZİRAN-1 KASIM 2015 ARASI EN KRİTİK DÖNEMDİ"
Başbakanlığı sürecinde 7 Haziran-1 Kasım seçimleri arasındaki dönemin en kritik dönem olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Gururla huzurunuzda ifade ediyorum ki benim AK Parti genel başkanlığım döneminde bu partiden tek bir istifa yaşanmamış, tek bir kardeş ihtilafı görülmemiş ve partimizin omurgasından da yapısından da hiçbir şey eksilmemiştir. Bu önemli bir meydan okumaydı. Geçmiş tecrübeleri bilenler bugün bu noktada elde ettiğimiz başarıyı da herhalde görürler. İkinci dönemimiz en kritik dönemdi. Sadece başında bulunduğum hükümetler itibariyle değil, sadece AK Parti itibariyle değil; Türk demokrasi tarihinin en kritik dönemiydi 7 Haziran-1 Kasım 2015 arası. En kritik dönemdi çünkü 13 yıllık istikrarlı bir dönem sonrasında puslu havayı seven bütün çakallar ortaya çıkmıştı. 7 Haziran akşamı partimizde acaba ne olacak kaygısı, vardı. 7 Haziran ile birlikte iç muhasebemizi yaptık. Başımızı dik tuttuk. Hamdolsun huzurunuzdayım. Her şey sizin huzurunuzda yaşandı. 7 Haziran-1 Kasım arası kaos, kriz, hükümetsizlik bekleyenler çelikleşmiş bir iradeyi karşılarında buldular. Hiçbir kararı almakta 1 saniye bir tereddüt etmedik. Zor bir dönemdi" açıklamasında bulundu.
"TERÖRLE MÜCADELEDE NETİCE ALININCAYA KADAR NİHAYETE ERDİRİLECEK"
Doğu ve güneydoğuda yürütülen terörle mücadele operasyonlarına değinen Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Terörle mücadele bağlamında 1 Kasım'dan sonra 2 Kasım günü başkanlık yaptığım zirvede aldığımız kararlarla Türkiye'nin bütün kritik ilçelerinde kapsamlı operasyonlar başladı. Aralıktan itibaren birçok ilçede ve bugün tekrar vurgulayarak ifade ediyorum. Hamdolsun bu operasyonlar büyük bir başarıyla yürütüldü, yürütülüyor. Bu terörle mücadelede netice alınıncaya kadar inşallah nihayete erdirilecek"
"ALDIĞIMIZ KARAR ÇERÇEVESİNDE KİMSENİN SPEKÜLASYONLARA GİTMEMESİ UYARISINDA BULUNUYORUM"
AK Parti'de yaşanan gelişmeler üzerinden ekonomiyi sıkıntıya sokacak spekülasyonlar yapılmaması gerektiğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu: "Ekonomimizde bahar dönemi yaşıyoruz. Özellikle dün akşamdan itibaren ve bugün aldığımız karar çerçevesinde de kimsenin ekonomimizin verileriyle oynayacak spekülasyonlara gitmemesi uyarısında bulunuyorum. Bugünlerde aldığımız kararlar ne olursa olsun son ana kadar vazife başında olan bir hükümetimiz vardır ve hiç kimse ekonominin iç dengeleriyle oynamaya kalkmasın. Kurdaki sağlıklı düşüş devam etmelidir. Hiç kimse şüphe de etmesin. Önümüzdeki 4 yılı tamamlayacak güçlü AK Parti hükümeti devam edecektir"
"CUMHURBAŞKANI'MIZ 'EMANETÇİ BİR BAŞBAKAN İSTEMİYORUM' DEMİŞTİ, DOĞRU BİR TAVIRDI"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Emanetçi başbakan istemiyorum' sözüne atıfta bulunan Davutoğlu, "Bütün bunları yaparken temel saikim Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak taşıdığım ağır sorumluluğun hakkını vermekti. Olağanüstü kongrede Sayın Cumhurbaşkanı'mızın da vurguladığı gibi bu dönem güçlü cumhurbaşkanı, güçlü başbakan dönemiydi. Ben o gün Sayın Cumhurbaşkanı'mızın vurguladığı prensibi hayata geçirmeye gayret ettim. O gün Sayın Cumhurbaşkanı'mız 'Emanetçi bir başbakan istemiyorum' demişti. Doğru bir tavırdı. Ben emaneti üstlendim ama Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık koltuğunun da hakkını vermek için gece gündüz çalıştım" diye konuştu.
"HERHANGİ BİR İL VE İLÇE TEŞKİLATI ATAMASINDA DAHİ ŞAHSİ BİR MÜDAHALEM OLMAMIŞTIR"
MKYK'da yetki devri tartışmalarına ilişkin konuşan Davutoğlu, "Son tartışmalarına bahisle de söylüyorum. Hiçbir yerde herhangi bir il ve ilçe teşkilatı atamasında dahi şahsi bir müdahalem olmamıştır. Teşkilat başkanımızın kullandığı yetkiler kurullarımızın 12 yıllık işleyişinde nasıl olmuşsa öyle olmuştur. Partiler gelenekleriyle yaşar. Ben partimizin geleneklerinin yaşatılmasını asli unsur olarak gördüm ve buna hep sadık kaldım" ifadelerini kullandı.
"TÜZÜK GEREĞİNCE PARTİMİZİN OLAĞANÜSTÜ KONGRESİNE GİTME KARARI ALDIM"
Olağanüstü kongre kararını açıklayan Başbakan Davutoğlu, 22 Mayıs Pazar günü kongre yapılacağını duyurarak, "Partimiz yeni bir dönemin eşiğindedir. Son MKYK toplantısında yaşanan gelişmeler çerçevesinde yaptığımız istişarelerle ve son olarak da bugün MYK'da arkadaşlarımla istişare ettikten sonra 22 Mayıs 2016 günü tüzük gereğince partimizin olağanüstü kongresine gitme kararı aldım. AK Parti Genel Başkanı olarak 22 Mayıs 2016 gününde inşallah olağanüstü kongremizi yapacağımızı buradan ilan ediyorum" dedi.
"HİÇBİR ZAMAN MEVKİ VE MAKAM TALEP ETMEDİM"
Olağanüstü kongrede aday olmayacağını bildiren Davutoğlu, Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Benim bu kararı almamda herhangi bir şekilde htiğim bir başarısızlık duygusu ya da tarafımca atılmış bir adımdan duyulmuş pişmanlık söz konusu değildir. Yaptığım görevi hakkıyla ve onurumla yaptım. Peki neden böyle bir karar aldım? Benim akademik hayattan bugüne hiç terk etmediğim prensiplerim var. Hiçbir zaman mevki ve makam talep etmedim. Başbakan başdanışmanlığı, dışişleri bakanlığı ve başbakanlık görevleri onurlu, büyük görevlerdi. Bunların hiçbirini ben talep etmedim. Hiçbirisi için bir an dahi lobi yapmak ya da bir şekilde talepte bulunmak niyetinde bulunmadım. Bugün de böyle bir talebim olmadı. Her iki kongrede mutabakatla genel başkan seçildim. Mutabakatın olmadığı yerde de genel başkanlığa aday olmayı düşünmem"
"OLAĞANÜSTÜ KONGREDE BU ŞARTLAR ALTINDA ADAY OLMAYI DÜŞÜNMÜYORUM"
'Yoldan önce yol arkadaşı' vurgusu yapan Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu: "Ben yola çıktığım arkadaşlarımın birlikte olduğumuz inancıyla omuz omuza benimle olduğundan emin olmak isterim. Benimle olmadıkları anda da bunu bana söylemelerini arzu ederim. Bu bağlamda son MKYK'da yaşananlar ve önergenin kendisi parti usulleri bakımından benim açımdan çok büyük bir önem arz etmiyor. Onun için ilk imzayı kendim attım. Ama takip edilen yöntemi refik olma özelliğiyle bağdaştıramadım. Eğer refik önemliyse ve hedef önemliyse hepimizin bir muhasebe yapması gerekiyordu. Bu anlamda yaptığım muhasebe bütün arkadaşlarımla yaptığım istişareler ve Cumhurbaşkanı'mızla yaptığım istişare neticesinde AK Parti'nin birliğinin, beraberliğinin devamı için refik değişmesindense bir genel başkan değişimin daha doğru olacağı kanaati bende hasıl oldu. Çünkü herhangi bir şekilde MKYK yenilenmesi parti içerisinde gereksiz tartışmalara sebebiyet verecekti. Bu bağlamda önümüzdeki olağanüstü kongrede bu şartlar altında aday olmayı düşünmüyorum. Partimiz kongreyi birlik ve beraberlik içinde yapmalı. Hiçbir şekilde tartışma konusu yapılmamalı. Çünkü AK Parti'nin kaderi Türkiye'nin kaderidir"
"CUMHURBAŞKANI'MIZLA SON NEFESİME KADAR VEFA İLİŞKİSİNİ SÜRDÜRECEĞİM"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile aralarında olan insani kardeşlik hukukunu her zaman gözettiğini ve bundan sonra da gözeteceğini vurgulayan Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la vefa ilişkisini son nefesine kadar sürdüreceğini belirterek, "Her zaman gözettiğim ve bundan sonra da gözeteceğim 5 hukuk vardır. Birincisi Cumhurbaşkanımız ile aramızda olan insani kardeşlik hukukudur. Bu bağlamda hiçbir spekülasyonun, yorumun yapılmasını doğru görmem. Ben Cumhurbaşkanımız'la son çeyrek asırda birçok vesilelerle omuz omuza oldum. Bundan büyük bir gurur, onur duydum ve hep bu dostluğu her şeyden öne aldım. Ne gelişme olursa olsun ben verdiğim söze sadığım. Cumhurbaşkanı'mızla son nefesime kadar vefa ilişkisini sürdüreceğim. Hiç kimse benim ağzımdan, benim dilimden, benim zihnimden Cumhurbaşkanı'mız aleyhine tek bir söz duymadı, duymayacak. Bunun açık ve net bilinmesini isterim, bunun istismar konusu edilmesine de izin vermem. Hem Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak, hem benim dava arkadaşım olarak onun onuru benim onurumdur, onun ailesinin onuru benim ailemin onurudur, onun ailesi benim ailemdir. Burada kimsenin bundan sonra yeni fitne kapıları açmaya niyetlenmemesi icap eder" diye konuştu.
"DÜN DE BUGÜN DE ARAMIZDAKİ İLİŞKİ NEZİH BİR DOSTLUK İLİŞKİSİDİR"
Başbakan Davutoğlu, "Türkiye'ye bu tehditler söz konusuyken, içeriden ve dışarıdan birçok hain şebeke faaliyet içindeyken şunu ifade etmek isterim. Bu şartlarda olağanüstü kongrede aday olmayacağım ama AK Parti'nin milletvekili ve neferi olarak yürütmekte olduğum siyaset ve demokrasi mücadelesini son ana kadar sürdüreceğim. Dün de bugün de aramızdaki ilişki nezih bir dostluk ilişkisidir. Böyle kalacak" ifadelerini kullandı.
"KİM NE YAPMIŞ OLURSA OLSUN HERKESE HAKKIMI HELAL EDİYORUM"
Kimseye kırgınlık ve öfke duymadığını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biliniz ki Hazreti Mevlana'nın torunu olarak, sevgi dışında yüreğimde hiçbir şey yok. Kimseye sitem, öfke, kırgınlık taşımıyorum. Kim ne yapmış olursa olsun, herkese bu anlamda hakkımı helal ediyorum ve Konyalıların da kimseye sitem duymamasını istirham ediyorum. Allah'tan üstün olan yoktur. Şimdi de Allah'a tevekkül eder yolumuza devam ederiz. Bütün seçmenlerimizin ve özellikle de Konyalı seçmenlerimizin partimizin birliği ve beraberliği içinde eskisinden daha fazla çalışmalarını rica ediyorum" (DHA)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.