Kâğıt kokan eller…

Yazılı Medya mı? Görsel Medya mı? Portal Medya mı? Yoksa Sosyal Medya mı? Sorusunu son yıllarda sıkça duyar olduk. Bu sorunun sorulma sıklığı arttıkça; insanlarda bu seçeneklerden yalnızca birinin sektörde tutunabileceği izlenimi oluştu. Bir taraftan Yaz

Kâğıt kokan eller…

Yazılı Medya mı? Görsel Medya mı? Portal Medya mı? Yoksa Sosyal Medya mı? Sorusunu son yıllarda sıkça duyar olduk. Bu sorunun sorulma sıklığı arttıkça; insanlarda bu seçeneklerden yalnızca birinin sektörde tutunabileceği izlenimi oluştu.

Bir taraftan Yazılı Medya’nın bitme noktasına gelerek haber sitelerinin ön plana çıkacağı konuşulurken, diğer taraftan da görsel medyanın biterek sosyal medyanın ön plana çıkacağı iddia ediliyor. Durum böyle olunca insanlar geleceğe yatırım yapmak adına kendini sosyal medya haberciliğinin içerisinde buluyor. Gel gelelim ki “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan” herkesin konuştuğu ve garip bir şekilde muhatap alınabildiği sosyal medyada ciddi bir kirlilik oluştu.

Amiyane tabirle ipini koparan herkesin kendini sosyal medya yorumcusu ilan etmesi, haberciliği gerçek anlamda yapan kişi ya da kurumlara zarar veriyor. Sosyal medyanın “bilgisiz ama fikirli” yorumcularından en çok rahatsız olanlar, yine bu kişilerin en çok reklamını yapanlar oldu. Durum böyle olunca bu yapılan saçmalık iyice meslek haline geldi. Bu meslek dalını gazeteciğe yakın görenlerin daima karşısındayım. Çünkü bana kalırsa sosyal medya şaklabanlığı kesinlikle ve kesinlikle gazetecilik sektöründen çok eğlence sektörüne hizmet ediyor.

Yazının başında sorduğum sorunun cevabını tek cümle ile özetleyecek olursak; “bu alanların hiç biri ne bitecek, ne sona erecektir” Şöyle ki; her ne kadar Yazılı Medya’nın, internet gölgesinde kaldığı iddia edilse de her alanın kendine göre okurları vardır. Hemen hemen herkesin, sabah işe geldiğinde masanın üzerinde olan gazetelere şöyle bir göz attıktan sonra bilgisayarını açtığına inanıyorum. Biri çıkıp “hayır ben gazeteleri elimin tersiyle iterek bilgisayarımı açarım” diyorsa, bilin ki bu kişi zaten hayatı boyunca kâğıt kokusunu tatmamıştır.

Hayatını kitap okumadan ya da bir iki tane kitap okuyarak geçiren ve sürekli Yazılı Medya’nın biteceğini savunan kişiler avuçlarını yalayacaktır.

Uzun uzun “Kulis Dergisi”nden bahsetmek yerine bunu da kısaca özet geçeyim: Her ay düzenli olarak okurlarımız ile buluşturmayı hedeflediğimiz Kulis Dergisi’ni Marmara Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Oğuz ile birlikte kurduk. Yeni çıktığımız bu yolda sürekli yaptığımız toplantılarla gelecek için ciddi planlarımızı masaya yatırdık. Siz değerli okurlarımız ile birlikte bu planları hayata geçirdiğimiz zaman yalnızca Gebze bölgesi değil bütün Marmara Bölgesi’ne hitap eden bir dergiyi okurlarımızla buluşturabiliriz…

facebook.com/malkocenes
twitter.com/enesmalkoc

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.