BÜYÜCÜLÜK ZIRVASI!

Ezgi Burkay mikrofon.com.tr'ye özel yazıları ile her hafta okurlarına seslenecek...

BÜYÜCÜLÜK ZIRVASI!

"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında (ve şeytan tıynetle insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil'deki Harut ve Marut adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler.
Şu son bir yıldır dikkatimi çeken önemli bir konu var. Bu konu ilk algılandığında kulağa önemsiz gibi geliyor fakat üzerinde düşünüldüğünde toplumumuz ve dünya için tehlike arz edecek ufak detaylara sahip... Artık birçok insan farkında ki "İLLUMİNATİ" denen kendini ilahlaştırmış (zanneden) bir örgüt tarafından yönetilmekteyiz. Tabi bazılarımız şimdi bu dediğime "ne alakası var canım, hadi oradan! " diyecekler. Keşke dediğiniz gibi yanılıyor olsaydım ama sandığınız gibi, dürüm bu kadar da önemsiz ve basit değil... 
Bu örgütün ortaya atmış olduğu yeni bir akım var. "Cadılık, büyücülük, simya, kabala öğretisi... Gibi gibi..." bu böyle devam ediyor. İlluminatinin temelini simyacılık oluşturuyor.  Şu son bir yılda her kitap almaya gidişimde; büyücülük, cadılık, simya ve diğer öğretiler hakkında yazılmış kitapların arttığını gözlemliyorum. Üstelik bu kitapları yazmış olanlar arasında Türk yazarlarımız da bulunuyor. Kitap kapakları harika biçimde dizayn edilmiş ve süslenmiş, kitapların isimleri sıra dışı, arka kapaklarındaki yazılarsa özenle seçilmiş. Tamamen etkileyici ve sıra dışı bir şekilde hazırlanmışlar ve okuyuculara sunulmuşlar. Rafların önünden geçerken insan kendi kendine "hımm bu da neymiş bir bakayım" diyor ve eğer okuyucu aklını kullanmıyorsa sonu hazin bitiyor. İncelemek için bu kitaplardan bir kaç tane aldım ve inanılır gibi değil! "Hayatını yönlendirebilirsin! Daha iyi şartlar altında yaşayabilirsin ! İstediğin her şeyi elde edebilirsin!  " başlığı altında "Allah'a nasıl karşı gelinir, nasıl sapkınlık yaratılır " onu anlatıyorlar. Ayinler, cadılık, tütsüler, ateşler ve dahası...  İşte onların istedikleri tam da bu!  Allah'ın istemediği bir şeyi insanlara özendirerek yaptırma çabası bu!
Yukarıda bahsettiğim kitapların neredeyse hepsi sadece bir yayınevine ait yayınevinin adı ise "New Age" ve bu yayınevi bahsetmiş olduğum örgütün elinde.  Aslında her şey apaçık ortada! Bu yayının tek bir kitabını okusanız dahi, ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız. Etrafımız her taraftan sarılmış durumda. Evrenin en güçlüsü olmak istiyorlar. Allah'a ve onun kurallarına, iyiliğe, sevgiye tamamen düşmanlar. İnançlı insanlardan, özellikle Müslümanlardan nefret ediyorlar. İstedikleri; inançlı insanları yok etmek. İsrail'in yaptıklarını bir düşünün... Gelin görün ki yeniden yoldan saptılar. Örgütün bir parçası olmakla  (ya da örgütün başı demeliyim ) yine Allah'a kafa tutmaya kalktılar! Kibir! Daha... Daha da güçlü olma arzusuyla yanıp tutuşuyorlar...
(Bahsettiğim güç ülkelerinin kalkınması değil, kendilerini Allah’tan daha güçlü görme çabası! ) Kibir! Dev düşman olay bu!
Bakın Kur-an ‘da büyü ve büyücülükle ilgili yazan ayetlerden bir kaçı: 
Allah-ü Teâla şöyle buyuruyor:
 Bakara, 2/101-102:
"Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitabı (Tevrat’ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah’ın Kitabı’nı (Tevrat’ı) arkalarına attılar."
"Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetle insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Hâlbuki o iki melek, “Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme” demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Hâlbuki onlar, Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. An dolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi."
Şura, 42/46-50:
"Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek dostları da yoktur. Allah kimi saptırırsa artık onun için hiçbir çıkar yol yoktur."
"Allah’tan, geri çevrilmesi imkânsız olan bir gün gelmeden önce, Rabbinizin çağrısına uyun. O gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır ne de (günahlarınızı), inkâr edebilirsiniz!"
 Taha, 69
" Sihir yapan, ne yaparsa yapsın iflah olmaz. "
Üstelik bunlarla da kalmıyorlar, en büyük günahlardan biri daha olan falcılıkla ilgili, tarot kartları satılıyor her yerde. Neredeyse her gittiğim kitapçı da görebiliyorum. 
Dünya'nın bazı yerlerinde büyücülük okulları bile açılmış durumda ve gençlerimiz her şey de yaptıkları gibi, bu yeme de balıklama atlamakta ustalar.

Büyücülükle ilgili açılmış siteler de almış başını gidiyor : http://www.buyuculer.com/
http://www.buyuler.net/
http://www.mishakal.com/
http://gizli-ilimler.tripod.com/gizli-ilimler/ 
bu siteler sadece binde biri...
Bir Müslüman ülkesinde böyle şeylerin işi nedir? Tamamen düzenimize ve normlarımıza aykırı olan şeyler bunlar. Müslüman bir ülke nasıl asimile olur, nasıl dinine ters düşer? İşte böyle... İnancımızı nasıl bu kadar küçümserler inanamıyorum.
İnsanları kibire sürüklüyorlar!
Lütfen bu yazdıklarımı aklınızda bulundurun. Çocuğunuzun okuduğu kitaplara, yayınevlerine dikkat edin. Sizin, çocuğunuzun ve yakınlarınızın beyninizi yıkamalarına izin vermeyin.
Kur-anı alın yanınıza, bağlayın ipinizi, sonra sürün geminizi, çıkın keşfe... Her şeyin cevabı orada yazıyor... 
O öğretiler şeytanı insana nasıl çekiyor? 99 doğru,1 yanlış değil mi? İpinizi sağlam yere bağlarsanız o  1 yanlış giremez içeri. 99 doğru da yanınıza kar kalır. Kabalasıdır, şusudur busudur, getirebilir sizi 9. basamağa ama dikkat etmek gerek. 10'u atlayıp 11'e geçirmesin sizi... Aç gözlülük insana zarardan başka bir şey vermez. Uzak durun cinden, büyüden ve sosyal kulüp havasında geçen okullardan. Kendini ispat etme çabasından, aç gözlülükten, hükmetme arzusundan... 
Aklınızı çelmesinler!
Size açık açık veya gizliden gizliye güç vaat edenlerin suratına tükürün! 
Düşünün!
Allah'a boyun eğmeyi öğrenelim. Ona, buna, televizyona falan değil, Allah'a inanalım.
Sevgi be sevgi!
Hele ki Muhammed sevgisi! Allah sevgisi!
Ne yüce bir şey. 
Keşke tam anlamıyla sahip olabilsem...
Dünya'yı ortadan patlatmak değildir güç. Bütün elementlere hükmedebilmek de değildir. Olayları kontrol etmek, büyü yapmak hiç değildir !
Güç teslim olabilmek: "Ben yokum, sen varsın! " diyebilmektir.
Allah'a olan inancındır asıl güç!

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.