Siyasetin Ticaretle Karmaşası

Fatma Tekin yazıyor...

Siyasetin Ticaretle Karmaşası

Ekonomide siyasetin yapay konjonktür yaratma olgusu var . Hükümetler bunu genelde seçimden önce genişletici politikalar, seçimlerden sonrada daraltıcı politikalar uygulayarak sağlar.

Bu bağlamda birçok vaatler verilir, bu vaatler yerine getirildiğinde de ekonomide açıklar oluşur.  
Bu açıkların giderilebilmesi içinde tekrar;
- Merkez Bankası faiz oranlarını yüksek tutmaya çalışıp para muslukarını kısar,
- Ek vergiler, yeni vergiler, bir defaya mahsus vergiler gibi kaynak yaratıcı uygulamalar veya mevcut vergilerde artışlar gündeme gelir akabinde v.b. uygulamalar devreye girer bu siyasetin ilk aşamasında ticaretimize çaktırmadan girişidir. 

Ve bu tüm devlet politikalarında görülen bir oluşumdur. Siyaset ve Ekonomi  ayrı tutulamaz paralel işleyen bu iki oluşum birbirinden beslenerek devam ettiriliyor. Siyasetteki iktidarsızlık ekonomiyi geriletip yok olmasına sebep olabiliyor.
 
Ve  biz... 

Ticaret yapıyoruz, siyasetle işimiz yok deriz. Ama Aslında en çok bizlerin siyasetle işi vardır.  Eğer ki siyasete yakın durmazsak kazançlı bir ticarete yapmamış oluyoruz çünkü sistem bunu gerektiyor. İktidarda bulunan siyasilerin yönetim biçimlerini  yakından takip etmeli ve parti karmaşası gözetmeden ticaretimizi ilerletmek için politikalarında görüşlerimizle yer almalıyız.  Siyaset dolaylı değil, doğrudan ticareti ilgilendirir. 

Kesinlikle ticaretin siyasetle işbirliği vardır ama asla bu ticareti politikacı yapmaz. Bunu da birbirine karıştırmamak gereklidir. Şöyleki hepimiz  hava kararınca yağmur yağacağını biliriz. Ama metoroloji nerden hangi dakikada hangi hava olayı sebebiyle yağacağını bilir. İllaki hepimiz yağmurdan nasipleniriz; ama bilinçli, ama bilinçsiz…  
Fakat metaroloji uzmanı, sebep sonuç ilişkisi ile farkındalıkla bilir. Politikacıda buna benzer hep oluşumun sebebiyle sonucuyla içindedir. 


Ticaret yapıyoruz, ekmeğimizin peşindeyiz burası tamam, Fakat birde kişisel görüşümüz, kendimizce siyasi bir duruşumuz var… Siyaset ticaretle paralel ilerliyor sistem böyle. Fakat benim görüşüm iktidardaki parti ile aynı değilse ticaret yapamayacak mıyım? Tabiki yapacağız yapılıyor da ama beş kazancaksak iki kazanıyoruz. Keşke bu kavramları gözetmeden yapılabilen bir ticarete var olsak siyasi duruşlarımızın ticari ilerlemelerimize engel koyamacağı bir durum olsa ama bu bir sistem olmuş.
Muhalefette gelse iktidarı destekleyen ticari yapıyı yıkıyor kendi siyasi görüşünde bir yapı oluşturuyor. İktidar ise kendi düzenini uygulayacağı durumda ilerlemek istiyor. Tüm bu ayrımlar, ayrışımlar sistemi oluşturan temel unsurlar en başta bireylerden bizlerden doğuyor.  Siyasetin ekonomiyi etkilemesine bizler izin veriyoruz. Nasıl mı? hizmet verirken, hizmet alırken siyasi ayrımlar yaparak seçiyoruz çalıştığımız yerleri. ‘Asla yapmıyoruz’ demeyin, ben bile bizzat birçok önemli kurumda bu olaya şahit olmuşumdur. Bir söz vardır “Ekmeği ekmekçiye ver, Bir ekmek te fazla ver”  ne yazık ki bizler bu şekilde yapmıyoruz. İnşaatçıya peyzaj işi veriyoruz, fırıncıya tadilat işi veriyoruz… Markete elektrik işi veriyoruz… 

Amaç ne, ‘o bizden’ 

İşte siyaset ticareti bazen öyle etkiliyor ki belki bir yılda on kilometre yol alacak olan ülkem bir kilometre yol kat edemiyor. 
Ben bu sisteme şahsım olarak karşıyım. Ticaret yapanların, gerçekten işini hakkıyla yapanların önü açılmalı. Tabiki devletin oluşturduğu politikalar ekonomiyi etkiliyor bundan hepimiz etkileniyoruz ama bu hasarları en aza indirmek ve hakkıyla ticaret yapmak için de doğru şekilde paylaşımlar yapılmalıdır.
Kulis Dergisi

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.