Herkes gidecek ifadesini verecek

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, FETÖ soruşturması kapsamında danışmanının gözaltına alınmasına ilişkin, 'Herkes gidecek ifadesini verecek, ne gerekiyorsa yapılacak.' dedi.

Herkes gidecek ifadesini verecek

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, FETÖ soruşturması kapsamında danışmanının gözaltına alınmasına ilişkin, "Kendisinin herhangi bir suçu var mıdır yok mudur, o konuyu bilmiyoruz. Tabi eğer adil bir yargılanma olursa zaten bizim açımızdan bir sorun yok. Herkes gidecek ifadesini verecek, ne gerekiyorsa yapılacak." dedi.
Babası vefat eden CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'ya taziye ziyaretinde bulunmak için Diyarbakır'a gelen Kılıçdaroğlu'nu havalimanında partililer karşıladı.
Merkez Bağlar ilçesindeki Liceliler Yas Evi'ne geçen Kılıçdaroğlu, Tanrıkulu'ya başsağlığı diledi.
Daha sonra CHP İl Başkanlığı önünde açıklama yapan Kılıçdaroğlu, Tanrıkulu'nun babasının vefatı dolayısıyla taziye ziyaretinde bulunmak amacıyla kente geldiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, "Keşke bütün ölümler sıralı olsa, gencecik çocuklarımız hayatını kaybetmese, şehitlerin arkasından anneler ağlamasa, eğer sıralı ölümler olursa buna katlanabiliyoruz. Dolayısıyla bu dileklerimizi hem aktarmak, başsağlığı dileklerimizi iletmek ve acılarımızı paylaşmak için kendisi ve ailesiyle birlikte olduk." diye konuştu.
Bir gazetecinin, "FETÖ soruşturması kapsamında danışmanız ile ilgili gözaltı iddiası var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, danışmanı Fatih Gürsul'un iyi bir iletişimci ve öğretmen olduğunu belirterek, bu konuda ödüllerinin bulunduğunu aktardı.
Gürsul'un danışmanlığı sırasında özellikle mitinglerde, miting öncesi ve sonrası hangi konuların üzerinde duracakları konusunda araştırmalar ve küçük anketler yaptığını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Kendisinin herhangi bir suçu var mıdır yok mudur, o konuyu bilmiyoruz. Tabi eğer adil bir yargılanma olursa zaten bizim açımızdan bir sorun yok. Herkes gidecek, ifadesini verecek, ne gerekiyorsa yapılacak. Daha önce bu konu medyaya yansıdığında Sayın Başbakan geldiğinde ben medyada ismi geçen 3 arkadaşımızın ismini Sayın Başbakana verdim ve bu konuda daha ayrıntılı bilgi aktarırsanız diye kendisine de aktarmıştım zaten."

"4 yıl içinde ben bu sorunu çözeceğim"
Bir gazetecinin, "Kürt sorununu nasıl çözeceksiniz?" sorusuna Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin 35 yıldır karşı karşıya kaldığı bir sorunu böyle ayak üstü nasıl çözeceklerine dair konuşmanın çok sıradan bir cevap olacağını dile getirdi.

Bu konuda raporlarının ve kitaplarının bulunduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Böyle ayaküstü bu sorunu böyle çözeceğiz dersek doğru olmaz ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Var olan sorunu çözecek Türkiye'de tek parti vardır, o partinin adı da CHP'dir. Sözüm sözdür. 4 yıl içerisinde ben bu sorunu çözeceğim. Partimiz bu sorunu çözecek. Demokrasi, insan hakları ve özgürlükler bağlamında biz bu sorunu çözeriz. Ben bunu rahatlıkla söylüyorum. Nasıl çözersiniz diyorsanız bizim bu konuda yazılmış kitaplar, verdiğimiz önergeler, kanun teklifleri, hazırladığımız raporlar hepsi duruyor. Dolayısıyla bir soruna akıl ve mantıkla yaklaşırsanız sorunu nasıl çözeceğinizi, nereden kaynakladığını görürseniz bu sorunu çözersiniz. Bu kadar önemli bir konu böyle ayaküstü, 'Böyle ya da şöyle çözeceğim.' demek doğru olmaz."

"Ağabeyimle ilgili bir sorun yok"
Adana'daki mitingde gazetecilere yönelik konuşması ve ağabeyi ile ilgili soruyu yanıtlarken Kılıçdaroğlu, Adana'da bir grup gazetecinin ismini andığı için belli çevrelerden tepki geldiğini belirterek, "Bir parti ve insanın ilkeli olması gerekir." diye konuştu.
"Bizim ilkemiz nedir? Hiçbir gazeteci hapiste olmasın. 'Kalemi dolayısıyla yazı yazan, düşüncelerini açıklayan bir insan benim düşüncelerimi desteklediği zaman dışarı çıksın benim düşüncelerimi desteklemediği zaman hapse girsin'.... Siyaset çifte standardı kabul etmez. Siyasette doğru ve ilkeli durulması gerekir." diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Ben 146 gazetecinin tutuklanmasını istemiyorum. Türkiye'nin uluslararası arenada demokrasi ayıbıdır 146 gazetecinin tutuklanması. Bu ayıptan Türkiye'nin arındırılmasını istiyorum. Benim ve partimizin ilkeleri ve düşünceleri var. Biz hiçbir gazetecinin tutuklanmasını, hapse atılmasını istemiyoruz. Ağabeyimle ilgili bir sorun yok."
Gazetecilerin, dünkü bütçe görüşmesinde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 200 bin dolarını bozdurup bozdurmadığına ilişkin sorusunu anımsatması üzerine Kılıçdaroğlu, "Gördünüz mü dekontu, ben de görmedim. Sayın Cumhurbaşkanının 200 bin dolarını bozdurduğu dekonta ilişkin açıklaması beni çok mutlu etti. Ama bu dekontu hepimizin görme ihtiyacı var. Dekontu niye gizliyoruz ki? Dekont şeref madalyasıdır. 'Ben 200 bin doları şu tarihte bozdurdum.' diyecek değil mi? Ama gizliyorsunuz. Niye gizliyorsunuz? Dolayısıyla gizlenmemeli. Dekont kamuoyuna açıklanmalı. Ayıp bir şey değil ki. Vatandaşa diyorsun 'dolar bozdur' vatandaş doları bozduruyor. Sen de dolarını bozdurduğunu söylüyorsun, dekontu vermiyorsun, gizliyorsun. Olmaz." ifadelerini kullandı.
Daha sonra Kılıçdaroğlu, Vali Hüseyin Aksoy'u makamında ziyaret etti.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.