Darbe girişimini püskürtmemiş olsaydık…

Türkiye’de yapılmak istenen darbe girişimi sonrasında Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak darbe günü ve sonrasında yaşananları değerlendirdi.

Darbe girişimini püskürtmemiş olsaydık…

15-16 Temmuz tarihlerinde FETÖ/PDY üyesi bir grup tarafından yapılan darbe girişiminin ardından Kocaeli’nin Darıca ilçesi Belediye Başkanı Şükrü Karabacak, 15 Temmuz gecesinde Darıca’da neler yaşandığını ve bu girişim sonrasında halkın darbeciler için istediği idam cezası ilgili düşüncelerini değerlendirdi.
Darbe girişimin yaşandığı gece Darıca’da neler yaşandığını anlatan Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak, “Cumayı Cumartesi'ye bağlayan gece bir vatandaşımızın düğününe gittikten sonra meclis üyesi arkadaşlarımızla beraber Darıca sahilinde oturuyorduk. O esnada haberler gelmeye başladı. Anında olayın vahametini algılayıp Darıca AK Parti Teşkilatımıza geçtik. Partide vatandaşımızdan gelen talepleri değerlendirdik. O sırada il teşkilatımız ilde toplanılması konusunda bir çağrı yaptı ve il teşkilatına gittik. Orada istişare toplantıları yaptıktan sonra herkes kendi alanlarına döndü. Bizde Darıca’ya gelirken yolda sayın Cumhurbaşkanımızın halka sokağa çıkma duyurusunu dinledik. Bunu duyan vatandaşımız ciddi anlamda evlerini boşaltıp sokaklara akın etti, biz Darıca’ya girmeye çok zorlandık. Binlerce insan darbe girişimine karşı sokaklarda tek vücut oldu. Partili partisiz herkes sokaklara döküldü. Allah’a şükürler olsun ki Cumhurbaşkanımız 15 dakikalık bir zamanlama ile bir baskından kurtuldu. Biz kendisine minnet ve şükran borçluyuz” dedi.
Millet iradesinin uygulamaya konmasını istediği idam kararına sıcak bakılığını belirten Karabacak, “Şuanda kurumlar içerisinde ciddi bir temizlik söz konusu. Özellikle bu yapı ile alakalı ilişkisi olan kim varsa, sempatizanları da dahil olmak üzere mutlak manada temizlenmesi lazım. Suça bulaşmış bu terör örgütüne, bu darbeye su taşımış kim varsa mutlak manada ağır cezalar ile cezalandırılmasını halkımız talep etmekte. Tabi bu bizim yetkimizin dışında olduğu için biz bunu ilgili yetkili büyüklerimizle paylaşıyoruz, bakanımızla paylaşıyoruz. Millet iradesinin mutlak manada uygulamaya konulması gereken idam kararı ile alakalı büyük bir talep var. Bu talebin mutlak karşılanması adına da Sayın Cumhurbaşkanımız iradesini ortaya koyarak TBMM’nin alacağı idam kararını hemen onaylarım gibi bir ifade kullanmış yani idama sıcak bakılıyor. Avrupa Birliği, Dünya bize nasıl bakar gibi sorular var. Nasıl bakarsa baksın. Bu darbe girişimini biz püskürtmemiş olsaydık bugün biz idam edilmiştik ve AB’de buna gülüp müsaade ederdi” şeklinde konuştu.
Gençlerin ülkenin geleceği için kendilerini tankların önüne atmasını değerlendiren Karabacak, “Muhteşem diye ifade ediyorum. Toplumuzla ilgili, özellikle yeni nesil gençlerimizle alakalı ciddi zaman zaman kaygıların olduğunu büyüklerimiz tarafından bazı toplantılarda hep geçerdi. Nasıl bir gençlik geliyor, toplum biraz yozlaşıyor mu gibi serzenişler başlamıştı. Milli ve manevi değerlere sanki hiç sahip çıkmıyormuş gibi yürüyen gençler baktığımızda böyleydi ama ne zaman ki böyle bir olayla karşılaştığımızda işte o gençler, o evlatlar mayası sağlam olan bu milletin evlatları kendisini tankın, kurşunun, jetlerin önüne atıvermiştir. Bu ülkenin evlatlarının mayası sağlamdır” ifadelerini kullandı.
Cemaatlerin işinin toplumu inşaat edecek dini imanı, Kur’an’ı, Peygamberi iyi anlayacak ve anlatacak insanlar yetişmek olduğunu söyleyen Karabacak, “Cemaatler özellikle mutlak manada olmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığımız daha çok din hizmeti verilmesi konusuna eğilmelidir. Kontrolsüz bir şekliyle hiç kimse merdiven altında bu tür faaliyetlere girmemeli. Cemaatlerin işi general, hakim savcı, siyasetçi yetiştirmek olmamalı. Allah’a karşı olan ibadetleri daha takva şekli ile nasıl yapabileceğini öğretecek faaliyetlerde bulunmalıdır” dedi.
Ülke söz konusu olduğunda siyasi partilerin bir araya gelerek birlik olmalarının çok güzel bir şey olduğunu belirten Karabacak, “Bu son olaylar özellikle Türk siyasi hareketinin içerisinde özellikle siyasi partilerin Cumhuriyet Hareket Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti’nin birlikte bu tür olaylara karşı hareket etmesinden ülke meselesi gündeme geldiğinde gerisinin teferruat olduğunu hep beraber anlamış olduk. Buda çok güzel bir birliktelik oldu diye düşünüyorum” şeklinde konuştu. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.