" ASİMİLE " OLUYORUZ!

Ezgi Burkay mikrofon.com.tr'ye özel yazıları ile her Çarşamba okurlarına seslenecek...


Kültür dediğimiz olgu, dilin gelişmesiyle var olan bir durumdur. Sözlü de olsa, yazılı da olsa, ne olursa olsun dili yok olmuş bir halkın var olması, ayakta kalabilmesi mümkün değildir!

"Bir halkı en iyi, diliyle asimile edersin. Dilini yok et! O halktan geriye hiçbir şey kalmaz! "

Küreselleşmeyle birlikte gelen asimilasyon!

Asimilasyonun kelime anlamıyla başlamak istiyorum öncelikle. Burada bahsedilecek sosyolojik anlamda, bu kelimenin sözcük karşılığı "değişim" olsa da, bu büyük gücün içinde eriyip yok olma anlamı taşıyan, "trajik" bir sözcüktür aslında. "Kendine benzetmek, dönüştürmek, kendisi olmaktan çıkarak bir başkasına benzemek" anlamlarına gelen Fransızca bir sözcük olmasına karşın, konunun iyice anlaşılmasına katkıda olacağı için; yaşamımda hiç kullanmıyor olmama rağmen, bu yazımda geçici olarak kullanmak zorunda kaldığım için, üzüntü içinde olduğumun bilinmesini isterim. Bu sözcüğü yine bu sözcükle ateşlemek istedim.

" ENTEGRASYONU ASİMİLASYONLA KARIŞTIRMAK İNCE BİR ÇİZGİ. "

Entegre olmak topluma ayak uydurmak ve toplum kurallarına uymakla bitmiyor. Yerli ve yabancı yaşamlar arasındaki uçurumları anlamak için, yaşamak gerek Özellikle gençler çok dikkatli olmalılar! Çünkü bir tarafta aileleri, bir tarafta arkadaşları, yaşamak istedikleri duruyor ve bilmeleri gereken; "kendi toplumuna yabancılaşmanın başka halkları ve kültürleri yaşayamayacağıdır. "
Günümüzde delicesine popüler olan sosyal paylaşım sitelerine elbet bakma imkanı bulmuşsunuzdur. Facebook, twitter, inzmaktırstagram, tumblr ve daha bir kaçı... Paylaşımlara göz gezdirdiyseniz ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Paylaşımlarda, yazışmalarda, kendilerine verdikleri isimlerde bile %90 yabancı kelimeler kullanılıyor. Sadece bu da değil. Gençlerin giyim tarzları bile değişti, hepsi tek tip giyinip, aynı saç modellerini yapmaya başladılar. Amerikan bayraklı giysileri görmekten usandım. Kendi bayraklarını taşıyan kıyafetleri giymezler ama... On gencin dokuzunda bu giysilerden var. Okey' lerden by' lardan geçilmiyor. Yabancı müziklere ve yabancı şarkılara âdete tapılıyor. Elbette müzik evrenseldir. Benim kastettiğim popüler kültürün getirmiş olduğu müzikler. Takmışlar kulaklıklarını dünya umurlarında değil. Usulünce selamlaşmanın yerini bile argo kelimeler almış, gençler birbirleriyle selamlaşırken bile ağızlarından argo kelimeler düşmüyor, üstelik utanma duygusu da kalmamış. Bu bahsettiğim gençlerin çoğunluğu da kızlar. Dışarıya çıktığınızda etrafınıza bir bakın, bir Türk gencini, bir yabancıdan ayıramazsınız artık. Gençler tamamen yabancılara özenti bir şekilde büyüyorlar ve bunu söylemek çok utanç verici. " Bu gençlik nereye gidiyor? Türkiye nereye gidiyor? " demekten kendimi alamıyorum ve kızıyorum doğrusu. İşte ebeveynlere burada çok büyük görev düşüyor. Çocuğunuzu bu duruma sokmamak sizin elinizde, buna duyarsız kalmayın.

Kültür dediğimiz olgu, dilin gelişmesiyle var olan bir durumdur. Sözlü de olsa, yazılı da olsa, ne olursa olsun, dili yok olmuş bir halkın var olması, ayakta kalabilmesi mümkün değildir! Ve biz en büyük tehditle karşı karşıyayız. Türkiye nüfusunun %50den fazlasının genç nüfus olduğunu düşünürsek, bu büyük bir pay. Ne üzücüdür ki gençlerimiz farkında bile değiller. Bir oyunun parçası haline geldiler ve kobay gibi istedikleri doğrultusunda kullanılıyorlar.

Bir defa dilini asimile etmeye başladı mı gerisi de gelir zaten.

Bir dilin yok edilmesi için yapılacak ilk şey o dilin yapısını bozmaktır. Türkçe yapısal anlamda feci bir bozukluğa düştü ki artık hangi dil olduğu belli olmayan kelimeler barındırmaya başladı, Burada başka dillerden gelen kelimelerden bahsetmiyorum, bu topraklarda yaşayan onlarca halk var elbette, bu yüzden bir dilin başka dillerle etkileşmesi normaldir. Benim burada demek istediğim: " Etkileşim değili yok olmak! " Dikkat ederseniz, Türk halkı üzerinden ciddi şekilde asimilasyon politikaları yürütülmeye ve göründüğü üzere bundan ciddi anlamda başarı elde edilmeye başlandı. Bunları şu şekilde örnekleyebilirim de: Canım İstiklal Caddemizin ve nice yerlerimizin, gloria jeans, sturbucks, Fransız sokağından sonra düştüğü bu durum...

Halkımızın kendi iş yerlerinde kullandıkları isimler: "Kep-up, Dürümland, Kithapche. " Komik öyle değil mi? 

Hem komik hem de acınası. Halkımıza kızgınım...

Kendi kültürümüzden başka bir kültürü benimsiyoruz.

Türk halkı içinden geçtiği bu dönemlerden, geçmişinden beri süregelen düşüncesizleştirme, köle yapma durumundan ötürü, kendi kültürüne, kendi diline yabancı hale gelmiştir. Gün geçtikçe psikolojik olarak çöken Türk halkı kurtuluşu, "özüne dönmekten çok, özünü inkâr etmekte bulmuştur! 

Ve bundan ötürü kendi dilini, kendisi isteğiyle asimile etmektedir.

Bu süreçten tek bir dönüş vardır o da Türk halkının, kültürüne, özüne, diline, sahip çıkmasıdır!

"Diline bugün sahip çıkmayan bir Türk halkının; yarın ne konuşacakları bir dili, ne de söyleyecekleri bir türküleri olacaktır! "

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.