MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan kimdir?

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Mikrofon Genel Yayın Yönetmeni Enes Malkoç’un sorularını cevapladı. Daha önce hiç konuşulmayanların konuşulduğu röportajda MÜSİAD, Ekonomi, FETÖ ile mücadele, hedefler ve Başkan Abdurrahman Kaan’ın aile yaşantısına kadar bir çok konu ele alındı. İşte o çok özel röportaj:

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan kimdir?

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan kimdir?
İlgili Galeriye Git
MÜSİAD GENEL BAŞKANI ABDURRAHMAN KAAN:
Türkiye için, ümmet için mücadele!

 
Abdurrahman Bey, öncelikle Genel Başkanlığınız hayırlı olsun. Genel Başkanlığa kadar uzanan MÜSİAD serüveninizden bahseder misiniz?
Kuruluşundan beri MÜSİAD’IN içinde olan bir aileden geliyorum. Erol beyin göreve gelmesi sürecinde (Erol Mehmet Yarar, Kurucu Başkan 1990/1999) o kararı veren bir ailenin mensubuyum. Amcamız sekiz sene kadar bu çatı altında hizmet görev verdi. Bende 2001 yılı itibariyle MÜSİAD’da ilk görevimi Sektörler Kurulu’nda aldım. Memnun kalınınca 2006-2009 yılları arasında Sektörler Kurulu Başkanlığını görevini sürdürdüm. Daha sonrasında 2009 -2015 tarihleri arasında yönetim kurulunda yer aldım. Bu görev sürecinde Sektör Kurulu’ndan sorumlu Başkan Yardımcılığı, Mali İşler Komisyon Başkanlığı, Teşkilat Başkanlığı ve Teşkilattan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdürdüm. MÜSİAD’da bulunan 6 yıl kuralı sebebiyle 1 sene ara verdikten sonra Eğitim Kültür Komisyonu’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görevini üstlendim. Hemen akabinde üyelerimizin teveccühü ile Olağan Genel Kurulumuzda Genel Başkan oldum.
 
Sıradan bir SİAD olmadığını dile getirdiğiniz MÜSİAD’ın size katmış olduğu en önemli değer nedir?
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin, Müslüman Sanayici ve İşadamları Derneği olarak bilindiği doğrudur. Geçirdiğimiz 27 yıl süre içinde özellikle Müstakil olmak konusunda üstüne vurguladıklarımızla ve çıkarttığımız yayınlar ile ortaya koyduğumuz bir felsefe var. Yeri geldi dönemin başkanları DGM’de yargılandı, yeri geldi dönemin hükümetleri tarafından baskı altına alındı. MÜSİAD bunlara rağmen hiçbir zaman yılmadan savunduğu ilkeleri ifade ederek eylemlerine devam etmiş bir sivil toplum kuruluşudur.  1993 Yılında İzmir’de yapılan fuar MÜSİAD’ın ilk tanıtım fuarıdır. O günden bu güne baktığımız zaman işadamlarını geliştiren çalışmalar, sektör kurulunun tecrübe kazandıran programları her geçen gün çoğalarak devam etti. Yani ortak bir havuzda, herkesten bir şeyler öğrenip tecrübe ediniyorsunuz. Bu tecrübeleri yeri geldiğinde kamuoyuyla yeri geldiğinde ise bakanlıklarla paylaşarak iş dünyasına katkı sağlıyoruz. Yani bunu bir alışveriş gibi düşünebiliriz; önce alıyorsunuz sonra veriyorsunuz. Gittiğiniz illerde ne iş yaptığınızı konuşup insanlar ile tanışıyorsunuz. Bunlara da başka artı yönler diyebiliriz. 
 
Bu uzun MÜSİAD serüveniniz içerisinde unutmadığınız yegâne bir olay var mı?
Var tabi. Biraz evvel dediğimiz o DGM süreci var. O zamanları atlatmamız bizim için büyük bir kazançtır. 28 Şubat sürecinde üyelerin yüzde 25’i hemen hemen bırakıp gitmişti. Bu rakam çok kötü bir rakam, Müslümanın savunduğu iddiası varsa bunu ilelebet sürdürmesi lazım.
 
İş hayatı ile tanışmanız nasıl oldu?
Ben iş hayatına çok genç başladım. Üniversiteyi kazanmış yabancı dil kursuna giderken beni ‘bize okuyacak adam lazım değil, çalışacak adam lazım’ diyerek oradan çekip 18 yaşında iş hayatına aldılar. Gerçi iş hayatına 8 yaşında pazarda mal satarak başladığımı da söyleyebilirim. Varlıklı bir aileden gelen birisi değilim. Çalışarak bir yere geldik. Şuan gençlik için 18 yaşı çok erken diye bakılıyor ama ben 18 yaşındayken kalabalık bir ailenin geçimini sağlayan iki kişiden biriydim.
 
İş dünyasının geleceği olan gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Gençlere tavsiyem, bir iddiaları olmasıdır. Kendi kulluğunu bilecek yani ‘ben bir kulum’ diyecek. Yaratanın sana verdiği şeye bak, ‘iyiliği emredip kötülükten sakının’ diyor. Bunu her alanda yapacaksın. Üretimde de yapacaksın, iş hayatında da, ev hayatında da, toplumsal hayatında da yapacaksın. Bunları şu sebeple söylüyorum; namaz, oruç, hac, zekât, bunlar 300 ayettir. Kuran-ı Kerim’de geriye kalan 6000 küsur ayetin tamamı muamelattır. Her şey vardır içinde; ticarette vardır, evlilikte vardır, boşanma da vardır. Yaratan bize veriyor ve diyor ki ‘size bir helal daire çiziyorum. Bu helal dairenin içinde çalışma yaparsanız size diğer toplumlardan harici cennet vaat ediyor.
 
Teşkilatlarınızın tamamından destek alarak göreve gelen bir Genel Başkansınız. MÜSİAD olarak neler yapmayı düşünüyorsunuz? Özellikle teşkilatlarla alakalı bir planınız var mı?
Öncelikle teşkilata güveninden dolayı teşekkür ediyorum. 25 kişilik bir yönetimin 17 sini değiştirerek geldik. Benimde dahi görevim değişti. Bu çalışmayla birlikte özellikle yurt içi ve yurt dışı teşkilattaki kadromuzu da değiştirdik yani yöneticilerimiz değişti. Yeni bir ekip kurduk onun altındaki kadroları da arkadaşlarımız yeniliyor. Devamında da özellikle yurt içi ve yurt dışına verdiğim direktif ‘sahada olacaksınız, oturmayacaksınız’ oldu. O bakımdan öncelikle yurt içi teşkilat şuanda illere giderek tek tek üyelerle konuşuyor, sorunlarını dinliyor ve rapor ediyor. Bundan sonrasında teşkilatı güçlendirme ve üyeye iş imkânı sağlamak amaçlı üyenin sorunlarını dinleme kısmındayız.
 
FETÖ/PDY terör örgütünün MÜSİAD’a sızma girişimleri ile alakalı önlemleriniz var mı?
Ben teşkilata 2011 de gelmiştim. O tarihte FETÖ diye bir şey yoktu ama yine de o zaman birçok kural koyduk. Yeni üyelerin kontrolünü teşkilatlanma kaldıramaz diye ayrı olarak ‘Üye Kabul Komisyonu’ kurduk. Genel merkezin yaptığı üyeler bir komisyon tarafından kontrol edilerek geçirildi. Bir günde 90 kişiye imza attığımı hatırlıyorum.  Bu sayılarda dikkatli olmak oldukça zordu. Bunu bilerek yaptık. Tabi yaparken sosyal medyayı da araştırma işine dâhil ettik. Bunların dışında referans uygulamamızda var. Üyelerden en az 2 referans istiyoruz. Bu referans olan kişilerinde en az 2 yıllık üye olması gerekiyor. Öte yandan tıkladığı sitelerin kontrolünü yapma imkânımız var. Bu şartları getirdik. Bunların içinde FETÖ’ye bağlı kurumlara üyelik varsa onlarda çıkıyor. Yani denetim şart. Dirayetli olma, acele etmemek lazım. Şubelerden gelenlerde de mesela biraz hassas davranmaya çalışıyoruz ama onu da şubenin aldığı karara da saygı duymak durumundayız.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın MÜSİAD’a olan özel ilgisinin sebebi nedir?
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan MÜSİAD’ın kurulmasındaki ana öncü kişidir. Kurucu Genel Başkan Erol Mehmet Yarar’ı belirleyen kişi Cumhurbaşkanımızın kendisidir. O bakımdan ‘MÜSİAD benimdir’ der. İçeride bulunmuş, toplantılarımıza dahi katılmıştır. Bizim MÜSİAD olarak ana ilkemiz birey için değil Türkiye için, ümmet için mücadele etmektir. Cumhurbaşkanımı ile davamız ortak olduğu için yollarımız kesişiyor. Siyaset siyasi taraftan çalışırken bizde ekonomik alanda faaliyet gösteriyoruz. İş dünyasını organize ediyor ticari ahlakı ön plana taşıyoruz. Hazırlamış olduğumuz raporlarla sürekli devlete destek oluyoruz.
 
MÜSİAD’ın devlete ve hükümete ne gibi katkıları var?
Hazırlamış olduğumuz raporlarla sürekli devlete destek oluyoruz. Raporlarla ülkede yapılması gerekenleri anlatan bir sivil toplum kuruluşuyuz. Ki, ekonomik olarak tüm kesim tarafından en çok dikkate alınan kurum MÜSİAD’dır. Sürekli değişen bakanlıkların ekonomi anlamında arşivlerimiz ile destekçisiyiz. Hatta bunun ciddiyetini kavradığımız için, konuyla ilgili Stratejik Alanlar Politika Başkanlığı adı altında birim kurarak dört yönetim kurulu üyemizi buraya atadık.
 
Genç MÜSİAD ile alakalı ne söylemek istersiniz?
Genç MÜSİAD bizim projemizdi. 2002 yılında kuruldu ve bu proje tuttu. Bugün mesela bizim Urfa Şube Başkanımız Genç MÜSİAD’dan yetişti, Adana Başkanımız Genç MÜSİAD’dan yetişti, Konya gibi Türkiye’de marka olmuş bir şehrin Başkanı da Genç MÜSİAD’dan yetişme. Kayseri başkanımız
Genç MÜSİAD’dan yetişme ve bunlar bizi çok memnun ediyor. Hatta geçen enerji çevre ve şehircilik bakanlığına gittik baktık özel kalem Genç MÜSİAD’dan genç bir delikanlı, ‘başkanım hoş geldin’ dedi. Sevindiğimiz konu da siyasete de geçen Genç MÜSİAD’lı kardeşlerimiz için teveccühler alıyoruz. Diyorlar ki ‘sizin gençlerle diğer gençler arasında çok fark var.’ Biz gençlere ne yapıyoruz bilmiyorum. Yani izleyip havadan nasibinizi alıyorsunuz veya kendinizi ona göre seçilmiş de olduğunuz için sizde seçiliyorsunuz. Herkesi de almıyorlar, onun için bu ortamda demek ki farklı yetişiyorsunuz onun için diğerlerinden ayrışıyorsunuz.
 
 
Uzun yıllardır sosyal bir hayatı olan kendisine dahi zor vakit ayıran Abdurrahman Kaan nasıl bir aile reisi, nasıl bir baba?
Güzel bir soru. Evet, şimdi tabi evleneceğiniz eş olarak diye düşünürseniz eşinizi seçerken tabi bir miktar neyi hedeflediğiniz önemlidir. Yaratan size bir rol çizmiş her insanın bu dünyada çizgisi var, eceli de var. Yeri geldiği zaman cenabı hak imtihan ediyor ya ecelini değiştirebiliyor ‘ecelin muammasını değiştiririm’ diyor.  Bizim tabi ki hayatımızın üslubu doğrultusunda dini bütün bir eş olması ilk tercihim odur. Güzellik ikinci plandadır ama yaratan bize o konuda o mükâfatını da verdi. Elhamdülillah bir sorunum da yok. Çalışma temposu bunların hepsini düşünerek hareket ettik. Benim eşimde geçmişte yine siyasette Cumhurbaşkanımızın manevi kızıdır. Kendisi evlenmeden önceki dönemde Kadın Kolları Başkanlığı’da yaptı. Hatta evliliğimizin o dönemde aracı olan kişide Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Şimdi böyle bir pozisyon olduğundan dolayı onun da adaptasyonu bana uygun oldu. Her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir hanım vardır.
 
Tabi ki hanım evdeki işleri iyi koordine etti. Bize de çok fazla sıkıntı oluşmadı. Ben iş hayatında hemen hemen 35 yılımı günde 15 saatlik çalışmayla geçirdim. Yani 50 yıllık memurdan daha fazla çalıştım diyebiliyorum. Sütten peynir yapıyoruz. Şimdi sadece senede 2 gün tatilimiz var. O da Kurban Bayramı ve Ramazan Bayramının birinci günü. Onun haricinde ki tüm günler çalışıyorum. Ben bir de ARGE’ciyim, icraat yapmayı severim. Şimdi bazen zaman yetmiyor eve geliyorsun evde bir şeyler yapıyorsun, gece kalkıp reçeteler yapıyorsun. Üretim ile ilgili uykudan uyanıp çizim olurdu. Eşimde ‘ne yapıyorsun ne karıştırıyorsun ortalıkta’ derdi. Bunlarda tabi ki oluyor, yani olmadı değil eve gelince ‘biraz bizimle ilgilen’ davaları da oldu. Çocuğun bir tanesi endüstri mühendisi oldu, askerliğini yaptı, beraberiz şuan çalışıyor. Kızımızı da evlendirdik. 3’üncü oğluma da dedim ki ‘sen hafız ol’ Allah nasip etti, hafız oldu. Şimdi üniversiteye hazırlanıyor.
 
 
Abdurrahman Kaan kimdir?
1967 yılında Trabzon’da doğdu. Lise eğitimini 1980-1985 yılları arasında Bakırköy İmam – Hatip Lisesi’nde, Üniversite eğitimini ise, 2008 – 2013 yılları arasında Anadolu Üniversitesi, İşletme Fakültesi’nde tamamladı. Kaanlar Gıda Sanayii’nde, 1985’ten beri sürdürdüğü Yönetim Kurulu Üyeliği’ne devam ediyor. O yıldan bu yana, kendi firmasında, süt sektöründe aktif bir şekilde üst düzey yönetici olarak görev aldı. 1995 yılı sonuna kadar sıcak pazarda rol alırken, elde ettiği tecrübeyi değişen pazar taleplerine göre 1996 yılından itibaren Üretim-pazarlama-satış alanlarında değerlendirdi; iş geliştirme ve AR-GE de de üst düzey yöneticilik yaptı. Aynı zamanda ulusal ve uluslararası zincirlere ürün satışını halen kendisi sürdürüyor. Abdurrahman Kaan uzun yıllardır MÜSİAD ailesinin bir ferdi. Kaan ailesi, kurulduğu günden bu yana MÜSİAD’da yer alıyor. Kaan MÜSİAD’ta, 2003-2006 yılları arasında Gıda Tarım Sektör Kurul Başkan Yardımcısı, 2006-2009 yılları arasında Gıda Tarım Sektör Kurul başkanı olarak görev yaptı. 2009'dan sonra MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi olarak Sektör Kurullarından Sorumlu Başkan Yardımcılığı, Bütçe ve Mali İşler Başkanlığı yaptı ve 4 yıl da Teşkilatlanmadan Sorumlu olarak çalıştı. 2012 yılından bu yana ise Yurtiçi Teşkilatlanmadan ve Eğitim, Kültür, Araştırma ve Yayınlar komisyonlarından sorumlu MÜSİAD Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Kaan ayrıca, ülkemizde 3 adet önemli STK’nın kuruluşunda da yer aldı. Evli ve üç çocuk sahibi olan Kaan, Orta derecede İngilizce ve iyi derecede Arapça biliyor.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.