banner213

Bakan açıkladı!.. Binlerce şirkete sınırlama getiriliyor

Türkiye Finans Forumu'nun açılışında konuşan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Çok yakında Türkiye'de makro ihtiyati çerçeve anlamında önemli bir yapısal reform yapacağız" dedi.

Bakan açıkladı!.. Binlerce şirkete sınırlama getiriliyor

Finans ve İş dünyası, Hürriyet Gazetesi tarafından düzenlenen 'Türkiye Finans Forumu'nda buluştu. Türk sermaye piyasalarının ve finans sektörünün gelişimine katkı sağlayacak konuların masaya yatırıldığı forumun açılışına Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek katıldı. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila, Hürriyet Gazetesi CEO'su Çağlar Göğüş'ün ev sahipliğinde düzenlenen programda, Hürriyet Gazetesi yazarları ve yöneticileri ile finans sektörünün temsilcileri de hazır bulundu.  

Zirvenin açılışında konuşan Mehmet Şimşek, Türkiye'nin 2000'li yıllarda yapılan reformlarla temellerinin epey sağlamlaştığını şoklara karşı dayanıklılığının artığını, yapılacak reformlarla yapısal dayanıklılığı çok daha fazla artırabilecekleri bir dönemde olduklarını söyledi. 


"HEM ALGIYI HEM GERÇEKLİĞİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN REFORM DÖNEMİ"

Hem içeride hem dışarıda yaşanan olaylara karşın Türkiye'de piyasaların strese ve şoklara tepki verdiğini belirten Şimşek, "Algı son dönemde biraz bozuldu. Bizim gerçekliğimiz algı kadar kötü değil ancak arzuladığımız kadar iyi de değil. Hem algıyı hem gerçekliği değiştirmek için reform dönemi" diye konuştu.  


 

"KAMU KESİMİ AÇIKLARI MAKUL DÜZEYDE"

Mehmet Şimşek, finans piyasaları açısından oynaklığın fazla olduğu bir dönemden geçildiğini ve herkesin kurdaki gelişmelerden bahsettiğini aktardı. Kamu maliyesinin halen daha güçlü olduğuna vurgu yapan Şimşek, kamu borçlanmasının bu yıl yüzde 2,4'e çıktığını, ancak gelecek yıl 1,9'a ineceğini ve 2020'de de hedefin 1,3 olduğunu belirtti. 

Mehmet Şimşek, "Hangi standardı baz alırsanız alın Türkiye'deki kamu kesimi açıkları makul düzey hatta düşük sayılır. Kamunun borç yükü de nispeten düşük. Geçen sene ki hain darbe girişiminden sonra reel ekonomi toparlasın diye önemli ölçüde mali politikasını kullandık. Bu da açığı bir miktar yükseltti. Ancak 2018 ve sonrası için hem bütçe hem cari açığı olmaması adına döngü karşıtı bir mali politikayı uygulamaya koyduk" ifadelerini kullandı. 


 

BANKACILIK SEKTÖRÜ

Kamu maliyesinde güçlü olduklarını dile getiren Başbakan Yardımcısı Şimşek bunun da şoklara karşı tepki verilmesi adına bir alan sunduğunu kaydetti. Şimşek, bankacılık sektörünün de yapılan reformlar ve doğru uygulamalarla sağlam bir zemine oturduğunu ve sektörün son derece sağlıklı bir temel üzerinde gittiğini anlattı. 

Mehmet Şimşek, "Türkiye'de bankacılık sisteminde sermaye oldukça güçlü. Önemli bir şok yaşansa dahi sermayemiz bu şoku kaldırabilir. Sektörün aktif kalitesi de iyi. Kaldıraç oranı da makul hatta düşük sayılabilir. Karlılık makul düzeyde yani öz kaynak karlılığı yüzde 14'ün biraz üzerinde. Bankacılık sisteminin en önemli sorunu kredi mevduat oranının çok yüksek olmasıdır" şeklinde konuştu. 


 

"ABD'DE GÖRÜLEN DAVA BANKACILIK SİSTEMİNİ ETKİLERSE..." 

ABD'de Halkbank yöneticisi Mehmet Hakan Atilla'nın sanık, Rıza Sarraf'ın da tanık olarak yargılandığı davadan dolayı Türkiye'deki bankacılık sisteminin etkilenmesi durumunda yasal çerçevede gereken desteği sağlayacaklarını kaydeden Şimşek, şunları söyledi:

"Amerika'daki dava şu an itibariyle belirsiz. Bugün itibariyle bir bankamız hariç hiçbir banka hakkında Amerikan hazinesinin başlattığı bir bilgi talebi dahi yok. Sadece ve sadece bir bankamızla ilgili ki o konuda açıklama yapıldı; bir bilgi talebi var. Bu davanın bir parçası olarak davaya dönüşebilir. Ama bugün itibariyle sadece ve sadece bir kamu bankası dışında, orada da çok net olarak söyledim. Başbakanımız da söyledi. Bu, bankacılık sektörü için ülkemiz için çok kritik. Bu yaşanacak belirsizliğin etkisi bankaların kendi basiretsizliklerinden kaynaklanmıyor. Sistem normal işini yapıyor. Bu belirsizlik etkilerse tabi ki biz gereken desteği mevcut yasal çerçevede sağlarız."


 

"LİRA'DAKİ DEĞER KAYBI REEL SEKTÖR İÇİN BİR ENDİŞE KAYNIĞIDIR"

Mehmet Şimşek, kurdaki oynaklık ve TL'de yaşanan değer kaybı ile birlikte reel sektörde ortaya çıkan bazı olumsuzlukları değerlendirdi. Reel sektörün çok ciddi şekilde bir döviz açığına sahip olduğu bilgisini veren Şimşek, "Bir yıllık vadede finans dışı reel sektörün döviz varlıkları, döviz yükümlülüklerinden yaklaşık 7,3 milyar dolardan daha fazla durumda. Sistemin geneli açısından bakıldığında genel anlamda bilanço etkisi sınırlı. Lira'daki değer kaybı reel sektör için bir endişe kaynağıdır" dedi. 


 

"KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİLERE DOĞRUDAN DOĞRUYA SINIRLAMA GETİRECEĞİZ"

Başbakan Yardımcısı Şimşek, çok yakında Türkiye'de önemli bir yapısal reform yapacaklarını açıklayarak şu değerlendirmelerde bulundu: 

"25 bin şirketin döviz yükümlülüğü var bunun 23 bini döviz yükümlülüğü 15 milyon dolar ve altında. Bunlar nispeten küçük ve kısmen orta ölçekli şirketler.  23 bin şirketin toplam döviz yükümlülükteki payı yüzde 16 civarı. 2000 büyük firmanın ise yükümlülükler içindeki payı yüzde 84 civarı. Biz ilk aşamada 2 bin firmaya ilişkin veri toplamanın yasal altyapısını bu hafta oluşturduk. Bir çerçeve oluşturacağız. Bu küçük ve orta ölçeklilere biz doğrudan doğruya sınırlama getireceğiz. Niyetimiz şu; hane halkında aldığımız tedbire benzer bir tedbir alacağız." 


 

"YARI ZAMANLI ÇALIŞMANIN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ KALDIRMAYA ÇALIŞIYORUZ"

Konuşmasında yapılacak reformlardan bahseden Şimşek, eğitim konusuna değindi. Eğitim ile kişi başı gelir arasında çok yakın bir ilişki olduğunu vurgulayan Mehmet Şimşek, bu anlamda bütçenin 5'te 1'ini eğitim harcamalarına kullandıklarını anımsattı. 

İstahdam oranlarının arttığını özellikle de kadınların iş gücüne katılım oranın yükseldiğine dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Şimşek "Yarı zamanlı çalışmanın önündeki engelleri kaldırmaya çalışıyoruz" diye konuştu. 


 

FİKRET BİLA: 2008 KRİZİNE RAĞMEN SEKTÖRÜN YAPISININ SAĞLAM KALDI

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila da konuşmasında Türkiye ekonomisinde en sağlam ayaklardan birisinin finans kesimi olduğunu, 2000'lerdeki yapılan reformlarla 2008 krizine rağmen sektörün yapısının sağlam kaldığını söyledi. 

 

"KÜRESEL FİNAN SİSTEMİ NORMALLEŞİRKEN TEKNOLOJİK GELİŞMELERLE YENİ BİR DÖNEME GİRİYOR"

"Küresel kriz sonrası küresel finans sisteminde başlayan değişimin devam ettiğini gözlüyoruz" diyen Bila, " Bu değişim, bize krizden çıkışın yani normalleşmenin başta ABD olmak üzere her ülkede farklı politika gerçekleştiğini gösteriyor. Yaşanan krizin yanı sıra teknolojide çok hızlanan değişim, finans kesimlerini derinden etkilemeye başladı. Bu nedenle küresel finans sistemi bir yandan normalleşirken öte yandan teknolojik gelişmelerle yeni bir döneme giriyor" ifadelerini kullandı.  


 

FİNANS MİMARİSİNİN AYAKLARI

Fikre Bila, Türkiye'deki finans kesimindeki yapının korunmasına ihtiyaç olduğunu, bu yapının bozulması durumunda sektörün zora gireceğinin herkes tarafından farkında olunduğunu aktararak, "Bankalar, katılım bankaları sermaye piyasaları, gayrimenkul piyasaları, bireysel emeklilik ve sigortacılık sektörü hepsi bir arada finans mimarisinin ayaklarını oluşturuyor. Yeni ürünler bu ayaklar üzerinde gelişiyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bir yandan normalleşme diğer yandan teknoloji devrimine finans sektörünün uyumunun bir arada yürümesi kaçınılmaz" diye konuştu. 

Türkiye Finans Forumu, açılış konuşmalarının ardından 'Sigorta ve Bireysel Emeklilik' ve 'Gayrimenkul Finansmanında Alternatif Enstrümanlar' başlıklı oturumlar gerçekleşti. Forum,  finans sektörü üzerine yapılacak çeşitli oturumlarla devam ediyor. 'Türkiye Finans Forumu'nun öğleden sonraki bölümünde ise Maliye Bakanı Naci Ağbal, konuşacak. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.