banner213

Tramp’ın MEGA Projesi: Üçüncü dünya savaşı

Her başkanlık seçiminden sonra dünyanın balans ayarlarını değiştiren Amerika Birleşik Devletleri yeni döneme de hızlı başladı. Geçmiş başkanların çok üstünde bir agresif yönetim anlayışı ile yola çıkan 45. ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore’nin genç lideri Kim Jong-Un’a çakılınca dünya tansiyonu zirve yaptı. Tansiyon yükseldikçe Trump ‘ın en büyük projesinin üçüncü dünya savaşı olmasından endişe edilmeye başladı.

Tramp’ın MEGA Projesi: Üçüncü dünya savaşı

(MİKROFON DERGİSİ) Amerika Birleşik Devleti’nin Yeni Başkanı Donald Trump yemin töreninden hemen sonra radikal ve agresif kararları ile dünya siyasi dengesini altüst etti. Hiç ayırt etmeksizin tüm dünyanın başına itina ile bela olma hedefi ile göreve geldiğini ilk andan belli eden Donald Trump, işe Arap ülkelerinden başladı. Arap yarımadasında bulunan ülkelerden Trump’ın restini gören tek ülke Katar oldu. Tabi bu dik duruşun bedelini ödetmek isteyen Donald Trump, Katar’ı en yakınları ile ekonomik ve siyasi olarak vurmaya çalıştı.
 
Henüz dünya gündemi Katar krizini atlatamamışken yeni bir gerginlikle meşgul oldu. Donald Trump’ın şımarık tavırlarına Kuzey Kore’nin genç lideri Kim Jong-Un’dan ‘dur’ geldi. Kim Jong-Un’unda normal dışı söylemleri siyasi otoriteler tarafından “delice” olarak yorumlandı. Hali hazırda devam eden kişilerin karşılıklı atışmalarının nereye gideceği herkesçe merak ediliyor.
 
GERGİNLİK NASIL BAŞLADI
Aslına bakılırsa iki ülke arasında ki gerginlik yeni olmadığı gibi oldukça geçmişe dayanıyor. 1950'de komünist Kuzey'in Güney'i işgal etmesiyle başlayan savaş 3 yıl sürmüştü. ABD, o savaşta Güney'in müttefikiydi. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Dean Rusk, Kuzey’de ‘hareket eden herşeyi’ vurduklarını söylemişti.  Rusk, “Havada ki üstünlük bizdeydi. Kuzeyi cehenneme çevirecek şekilde bombalıyorduk” demişti.
 
ABD HEP GÜNEY’E YAKIN OLDU
Savaş 1953’te sona erdi ancak Kuzey ve Güney kâğıt üzerinde hala savaşa devam ediyor. Güney savaşın sona ermesinden sonra ABD’ye askeri üstler vererek müttefiki ile her fırsatta Kuzey’e gözdağı vermeye devam etti.
 
KUZEY’İ “ŞER EKSENİ”NE EKLEDİ
Kuzey bu süre zarfında boş durmadı ve ABD’nin düşmanlığına savunma sistemi olarak nükleer silah yapmaya çalıştı. Nitekim çalışmalarından sonuç aldı ve nükleer silah sahibi oldu.  Çok geçmeden tehdit olarak büyüyen Kuzey Kore, ABD’nin baş düşmanlarından biri haline geldi. Hatta 2002 yılında Başkan Bush, İran ve Irak ile birlikte Kuzey Kore’yi de ‘şer ekseni’ne dâhil etti.
 
KUZEY NÜKLEER GÜCÜNÜ GELİŞTİRDİ
Kuzey Kore’nin kıtalararası füzelere nükleer başlık yerleştirmesi ABD’nin iyice huzurunu kaçırdı. Kaçan huzur ile birlikte her geçen yıl ABD yönetimi Kuzey’e karşı söylemlerini daha da sertleştirerek arttırdı. Son olarak Donald Trump’ın tehditler sürdürülürse Kuzey’e “öfke ve ateş” ile yanıt vereceklerini dile getirdi.
 
NÜKLEER SAVAŞ HAYAL DEĞİL
Kuzey yönetiminden Donald Trump’ın bu açıklamasına cevap gecikmedi. Kuzey’in lideri Kim Jong-Un ABD üslerinin bulunduğu Pasifik’teki Guam adasını vurmakla tehdit etti. Olayların bu noktaya kadar gelmesinden sonra nükleer savaş ve akabinde başlayacak olası bir üçüncü dünya savaşı senaryosu her zamankinden daha gerçekçi gelmeye başladı.
 
 

Sekiz yıldır Beyaz Saray'da oturan Demokrat Barack Obama'dan görevi devralan Cumhuriyetçi Donald Trump Kongre'de yemin ederek ABD'nin 45. Başkanı oldu. Bu andan itibaren dünya siyaseti altüst oldu.


Donald Trump henüz Cumhuriyetçi Parti’den aday adayı olduğu dönemlerde Japonya ve Güney Kore’ye Kim Jong-un’a karşı "Bu manyağı durdurun" diyerek bugünlerin sinyalini verdi. Gariptir ki Trump, henüz başkan seçilmeden bir açıklama daha yaparak Kim Jong-un ile yüz yüze görüşmek istediğini ve müzakereleri yeniden başlatacağını da söyledi.

Kim Jong-un, ABD Başkanı Trump'ı 'psikopat' olarak tanımladı. Pyongyang aynı zamanda Güney Kore yönetiminin ABD'nin izinden gitmesinin felaketle sonuçlanacağını belirtti. Kuzey Kore'nin kıtalararası füze denemesine ABD'den cevap gecikmedi. Kaliforniya'da bulunana hava üssünden ABD kıtalararası balistik füze fırlattı.
 

Trump, New Jersey'nin Bedminster şehrindeki golf kulübünde yaptığı basın toplantısında, "Eğer (Kuzey Kore lideri Kim Jong-un) yeni bir açık tehditte bulunursa ve eğer Guam veya ABD ve müttefiklerinin topraklarındaki başka herhangi bir yere yönelik bir adım atarsa en kısa zamanda bundan pişman olacak" dedi.
 

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un yüzlerce genç askeri arkasına alarak objektiflere poz verdi. Oldukça yoğun bir asker kalabalığıyla çekilen görüntüler iddiaları da beraberinde getirdi. ABD lideri Trump, yazdığı Twitter mesajında Kuzey Kore'yi haydut devlet olarak tanımladı ve Kim Jong-un'un tek bir şeyden anladığını vurguladı. Trump'ın sözünü ettiği şık, elbette askeri müdahale.
 

Yeni geliştirdiği hidrojen bombasını dünyaya gösteren Pyongyang yönetimi, ardından bombayı test edip mükemmel bir başarı yakalandığını duyurdu. ABD ve Çin, test sırasında dev bir patlamanın ardından 6.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini açıkladı. İlk depremin ardından aynı noktada bu kez 4.6 büyüklüğünde yeni bir sarsıntı daha tespit edildi.
 

Rusya lideri Putin, dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren Kuzey Kore için yalnızca yaptırım ve baskının işe yaramayacağını söyledi. Moskova yönetimi, Kuzey Kore'nin bir nükleer tehdit teşkil etmediğini daha önce duyurmuştu.


HİDROJEN BOMBASI NEDİR?
ABD, 1952'de atom bombasından çok daha etkili ve yıkıcı bir silah olan hidrojen bombasını geliştirdi. İlk hidrojen bombası 1954 yılında Büyük Okyanus’taki Marshall Adaları’na atılarak ABD tarafından denenmiştir. Atılan bomba Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının yaklaşık 1.000 katı gücündedir. Sovyetler 30 Ekim 1961 tarihinde, saatler Greenwich saati ile 8:30'u gösterirken Novaya Zemlya'da Tsar Bomba lakaplı 57 megatonluk bir hidrojen bombası denemesinde bulunmuştur. Bu bomba Hiroşima'ya atılan atom bombasından yaklaşık 3.800 kat daha güçlüdür. Oluşturduğu alev topu 965 km (599.624 mil) öteden gözlenebilmiştir.
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.