Fotoğrafları silmeyince öldürmüş

Gölcük’de kendisi gibi işitme engelli olan Hacer Çetindağ'ın boğazını keserek öldürdüğü suçlamasıyla tutuklu yargılanan Erdal Kaya, "Birlikte çekildiğimiz fotoğrafları cep telefonundan silmesini istedim. Silmek istemeyince öldürdüm" dedi.

Fotoğrafları silmeyince öldürmüş

Geçen yıl Ekim ayında meydana cinayetle ilgili davanın görülmesine bugün Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Erdal Kaya, Hacer Çetindağ'ın babası Şaban Deniz, annesi Havva Deniz, ağabeyi Cemalettin Deniz, Hacer Çetindağ'ın eşi Selçuk Çetindağ katıldı. Duruşmada, işaret dili ile kendini savunan Erdal Kaya, "Hacer hastaneye gittiğini, hamile olduğunu söyledi. Ben de kendisine inanmadığımı, beni ilgilendirmediğini söyledim. Bir gün sonra eşi Selçuk beni evlerine yemeğe davet etti. Eve gittim, Selçuk'a hastaneye neden gittiklerini sordum. O da bilmediğini, doktorun ilaç yazdığını söyledi. Selçuk yanımızda değilken, Hacer'e 'Bak yalan söylemişsin' dedim" dedi. Hacer Çetindağ'dan fotoğrafları silmesini istediğini söyleyen Erdal Kaya, tercüman aracılığıyla şunları anlattı:
"Selçuk işe gidince Hacer beni telefonla aradı. Balkondan anahtarı attı. Evine girdim. Hacer'e 'Bana yaklaşma' dedim. Cep telefonunda bulunan fotoğrafları silip silmediğini sordum. Fotoğrafları silmeyeceğini söyledi. 'Akılsızsın, fotoğrafları telefonunda neden bulunduruyorsun' diye tepki gösterdim. Telefonunun nerede olduğunu sorduğumda yatak odasında olduğunu söyledi. 'Sen yatak odasına git, su içip geleceğim' dedim. Mutfağa gidip bir bıçak aldım, çantama bıçağı koydum. Yatak odasına gidip, tekrar telefonun nerede olduğunu sordum. Fotoğrafı silmeyeceğini söyledi. Çok öfkelendim. 'Sana sürprizim var, arkanı dön' dedim. Bir elimle başını tutup, boynunu kestim. Yere düştü. Çantamdaki anahtar, telefon, çakmak ve çakmak gazı yere saçıldı. Çakmak gazını alıp üstüne döktüm. Yakmayı düşünmeme rağmen yakamadım. Çocukları odada uyuyordu, dış kapıyı açık bırakıp yürüyerek evden gittim."
OLAY YERİNİN TEMİZLENDİĞİNİ İDDİA ETTİ
Erdal Kaya, olay yerinin temizlendiğini iddia ederek, "Olaydan sonra polisi aramak istedim, ancak kendimi ifade edemeyeceğim için sabah giderim diye düşündüm. Hacer'in telefonunu yanıma almıştım. Şifre vardı, açamadım. Telefonu parçalayıp, parçalarını iki ayrı çöp kutusuna attım. Ertesi sabah Selçuk ağlayarak ilk beni aradı, Hacer'in öldüğünü söyledi. Evlerine gittim. Olay yeri kalabalıktı. Ben olayın hemen sonrasında kanlı elimle duvara dokunmuştum, yerde kan lekeleri vardı. Çorabımda kan olduğundan çıkarıp orada bırakmıştım. Yine çakmak gazını da orada bırakmıştım. Bunların hiçbiri yerinde yoktu. Olay yeri temizlenmişti" diye konuştu.
Hacer Çetindağ'ın eşi Selçuk Çetindağ ise olay yerinin temizlendiği iddiası üzerine, "Sabah saat 06.00'da fabrikadan çıkıp eve geldim. Çocuklarımın odasına gittim. Bebeğin ağladığını ve gözlerinin şiştiğini gördüm. Hacer'e bakmaya yatak odasına gittiğimde öldürüldüğünü gördüm. Odada herhangi bir dağınıklık görmedim. Sadece yatak dağınıktı" dedi.
BABASI BAYGINLIK GEÇİRDİ
Duruşma sırasında rahatsızlanan Hacer Çetindağ'ın babası Şaban Deniz baygınlık geçirdi. Mahkeme salonundan çıkarılan Şaban Deniz adliyeye gelen 112 Acil ekibinin ilk müdahalesinin ardından Kocaeli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Mahkeme, Erdal Kaya'nın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.