banner213

'Hayır' verecek her vatandaşımız teröristtir anlamına gelmiyor

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 'Ne Başbakan ne Cumhurbaşkanı hiçbir şekilde 'Hayır' diyen vatandaşlarımızın hepsinin terörist olarak algılanmasını ima edecek en ufak bir şey söylememişlerdir. 'Hayır' verecek her vatandaşımız teröristtir anlamına gelmiyor' dedi.

'Hayır' verecek her vatandaşımız teröristtir anlamına gelmiyor

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş, Çankaya Köşkü'ndeki Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulunarak, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

'KANDİL'İN 'HAYIR' ÇIKMASIYLA İLGİLİ ÇALIŞMALARIN ARTIRILMASI YÖNÜNDE GÖRÜŞLERİNİ BEYAN ETTİĞİNİ GÖRÜYORUZ'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım'ın, muhalefetin referandum için yürüttüğü 'Hayır' kampanyasına yönelik açıklamalarıyla muhalefetin 'Hayırcılar, terörist gibi görülüyor' tepkisi hakkında görüşleri sorulan Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Bu kampanyanın içerisinde 'Hayır' diyenler de olacak, 'Evet' diyenler de olacak. Sayın Başbakan'ımızın ve Cumhurbaşkanı'mızın söylediği hususlar şudur. Ortada çok açık bir gerçek var. Günlerdir PKK'nın üst düzey yöneticilerinin gerek Kandil'den gerek başka yerlerden bu referandumdan 'Hayır' çıkmasıyla ilgili çalışmaların artırılması yönünde görüşlerini açıkça beyan ettiğini görüyoruz. Aynı şekilde FETÖ'nün network'ünün hem Türkiye'nin içerisinde hem Türkiye'nin dışında 'Hayır' kampanyasına destek veren ve 'Hayır' çıkması için bütün güçlerini seferber eden bir gayret içerisinde olduklarını biliyoruz. Kurumsal olarak FETÖ'cülerin veya PKK bağlantılı grupların 'Hayır' kampanyalarına destek veriyor, demek başka bir şey; ama buradan çıkarıp, sanki bütün 'Hayır' diyenler de teröristmiş algısını oluşturmaya çalışmak başka bir şeydir."

'HERKES LAFI DOĞRU ALGILASIN, YANLIŞ ALGI OPERASYONU HALİNE GETİRİLMESİN'
Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Ne Sayın Başbakan'ımız ne Sayın Cumhurbaşkanı'mız hiçbir şekilde 'Hayır' diyen vatandaşlarımızın hepsinin terörist olarak algılanmasını ihsas ettirecek en ufak bir şey söylememişlerdir. Altını çizdikleri husus, Türkiye'de milletin düşmanı, devletin düşmanı olan unsurların sistematik ve örgütsel olarak 'Hayır'a destek vermeleridir. Bu da ayan beyan ortada olan bir şeydir. Dolayısıyla lafı yanlış anlamaya ya da yanlış algının bir parçası haline getirmeye gerek yoktur. Türkiye'de, Türkiye düşmanı olan birtakım terör gruplarının açıkça 'Hayır'a destek vermeleri, 'Hayır, verecek her vatandaşımız teröristtir' anlamına gelmiyor. Bunun için söylenmiş bir söz değildir. Herkes lafı doğru algılasın ve yanlış bir algı operasyonun haline getirmesin."

'EVET'İ DESTEKLEYEN KANALA 'NİYE 'HAYIR' KAMPANYASINI GÖRMEDİN' DEME HAKKINA SAHİP DEĞİLİZ'
Özel radyo ve televizyonların seçim dönemlerine ilişkin yayınlarıyla ilgili çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) detayları ve bu KHK'ya yönelik eleştiriler hakkında görüşleri sorulan Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Geçtiğimiz seçim dönemlerinde gördük ki özel televizyon kanallarına çok haksız ve çok yüksek oranda cezalar gelmiştir. Adı üstünde özel yani herhangi bir şekilde kamu kaynağı kullanmıyor. Bu seçim kampanyasında 'Evet'i de 'Hayır'ı da destekleyen çok sayıda televizyon kanalı var. Özel televizyon kurumları zaten rekabete açık bir alandır. Rekabete açık bir alanda illa belli kısıtlarda hareket etmeleri, tabi ki karşı tarafın hakkını ve hukukunu korumak ayrı bir şey, ama illa belli oranlarda yayın yapacak, şu partiye şu kadar yer verdiyse bu partiye de bu kadar yer verecek diye bir kural olmamalıdır. Özel televizyonlar olmasaydı bu, doğru ve haklı bir eleştiri olarak görülebilirdi. Göreceğiz kampanya sırasında da 'Evet'i de 'Hayır'ı da destekleyenler olacak. Dolayısıyla 'Evet'i destekleyen bir kanala 'Sen niye 'Hayır'ı destekleyenlere yer vermedin ya da niye 'Hayır' kampanyasını görmedin' deme hakkına sahip değiliz. Çünkü kamu değil, özel kuruluşlardır. Bu anlamda her görüşten insanlar da kendisine yakın kanallarla görüşlerini paylaşma imkanına sahiptir. Bu KHK ile birlikte geçmiş dönemlere ilişkin haksız bir uygulama ortadan kaldırılmıştır."

'PYD-YPG'NİN MENBİÇ'İN DOĞUSUNA BÜTÜNÜYLE ÇEKİLMESİNİ BEKLİYORUZ'
El Bab operasyonundaki son durum ile bir sonraki hedefler olarak açıklanan Münbiç ve Rakka operasyonlarına yönelik CİA ile yürütüldüğü belirtilen görüşmeler sorulan Kurtulmuş, "Bu operasyonların Türkiye'nin ulusal güvenlik ihtiyacının bir parçası olduğunu bir kere daha vurgulamak isterim. DEAŞ ve PKK/PYD, Türkiye için hayati riskler taşıyan iki örgüt olarak Kuzey Suriye'de faaliyet gösterdi, bugün de faaliyet göstermeye devam ediyor. El Bab'da inşallah çok kısa bir süre içerisinde Türk ordusunun ve desteklediği Özgür Suriye Ordusu'nun zaferiyle bu operasyonun sonuçlanacağını görüyoruz. Ümit ediyoruz, dua ediyoruz. Operasyonlar başlamadan önce ABD ile Türkiye arasında varılmış bir mutabakat vardı. PYD, YPG unsurları Menbiç'in doğusuna bütünüyle çekilecekler. O bölge, Türkiye için bir tehdit olmaktan çıkarılacak. Dolayısıyla bunu bekliyoruz. Sahadaki bu mücadele sürekli gelişen yeni güvenlik şartları altında müzakere ediliyor. Çok dinamik bir süreç. Türkiye'nin ulusal güvenliğini sağlayacak adımların atılması için hareket ediliyor" dedi.

'ŞU ZAMAN BİR OPERASYON OLACAK' DEMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL'
Erdoğan'ın Menbiç ve Rakka operasyonlarına ilişkin açıklaması hakkında Kurtulmuş, şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanı'mızın dün de ifade ettiği gibi bundan sonra Türkiye, eğer uluslararası koalisyonla belli bir mutabakat oluşursa hem Menbiç'in temizlenmesi hem de Rakka'nın temizlenmesi konusunda adım atabilir. Rakka, IŞİD'in merkezidir. Rakka'yı kurtarırken, bunu kurtarma operasyonunda, 'Biz orayı IŞİD'den temizleyeceğiz ama yerine YPG'yi,PYD'yi koyacağız' derseniz bu Türkiye için birinci derecede güvenlik riski oluşturur. Türkiye hem Rakka'dan IŞİD'in temizlenmesi, bu süreç içerisinde bahaneyle oraya YPD ve YPG unsurlarının yerleştirilmemesi için uluslararası camiayla varılacak bir anlaşma çerçevesinde ileri bir adım atabilir. Bunları önümüzdeki günlerin olgunlaşan şartları belirleyecektir. Bugünden, şu zaman, şöyle bir operasyon olacak; dememiz mümkün değil. İlgili kurumlarımız değerlendirmeleri yapıyor."

İHRAÇ EDİLEN AKADEMİSYENLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA: YANLIŞLIKLAR VARSA DÜZELTİLMESİ MÜMKÜN OLAN BİR KARARDIR
Son yayımlanan KHK ile ihraç edilen akademisyenlerin durumu ve ihraçlarla ilgili eleştiriler sorulan Kurtulmuş, "KHK'larda olası birtakım yanlışlıklar varsa bunların düzeltilmesiyle ilgili bir mekanizmayı geçtiğimiz KHK ile kurmuştuk. Eğer ortaya çıkan bir yanlışlık varsa bunun nasıl düzeltileceğine ilişkin bir yasal mekanizmamız var. Oralara müracaatlar yapılır ve o müracaatlar çerçevesinde sonuç alınmaya çalışılır. Bu KHK'da verilen karar bu anlamda nihai bir karar verir. Müracaat edilerek, düzeltilmesi mümkün olan bir karardır, eğer yanlışlıklar varsa" diye konuştu.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.